(1086 S. K. m. 75) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2001 tarih ve 2000/455 - 2001/213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife olan 192.150.000 TL. borcunu ödemesine rağmen, icra takibi ile 13.500.000 TL. asıl ve 96.500.000 TL. faiz olmak üzere 110.425.000 TL. tahsilinin istendiğini, hapis tehdidinden kurtulmak amacıyla borcun ihtirazi kayıt ile 131.662.000 TL. olarak 17.05.2000 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren % 97 oranında faizi ile birlikte davalıdan geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 16.12.1999 tarihi itibarıyla 37.443.368 TL. anapara ve faiz borcu olmasına rağmen fazladan 94.218.632 TL. tahsilat yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde davacı, kooperatif ile imzaladığı 8201 numaralı borç senedine dayanılarak aleyhine girişilen icra tarihinde kendisinden fazla tahsilat yapıldığını iddia etmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacı ile davalı kooperatif arasında düzenlenen ve dava konusu edilen borç senedi dışında başkaca borç senetleri açısından da genel olarak borcu ve davacının fazla ödemesi saptanmıştır.
HUMK'nun 75/3 maddesi gereğince hakim, iki taraftan her birinin iddiaları ile sınırlı olmak üzere delillerin ibraz ve ikamesini isteyebilir.
Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kaynağını 4 ayrı kredi ve borç sözleşmesi oluşturmakta, ancak, bu davada davacının talebine göre sadece 8201. numaralı borç senedi nedeniyle fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Bu durumda Mahkemece, sadece dava konusu edilen 8201 numaralı borç senedi nedeniyle davacının borcunun saptanması gerekir iken, denetime elverişli nitelikte bulunmayan ve başka borç senetleri açısından da değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy