(6762 S. K. m. 1286)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ordu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.05.2000 tarih ve 1997/208 - 2000/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.10.2001 günde davacı avukatı Ali Mertan ile davalı avukatı Tahsin Karaca gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı olduğu fındık fabrikasındaki müştemilat ve sabit tesisatın davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, fabrikada çıkan yangın sonucu tam hasar meydana gelmesine rağmen, davalının 32.000.000.000.-TL sigorta tazminatını ödemediğini ileri sürerek, bu meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı fabrikanın dava dışı Halk Sigorta'ya da sigortalı olup, çifte sigorta olduğunu, makine, demirbaş ve emtianın sigorta kapsamı dışında kaldığını, poliçede dain ve mürtehin olarak Pamukbank'ın gösterilmiş olup, davacının talep hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, sigorta sözleşmesinde sigortanın fındık kavurma ve işleme ünitelerine ait olduğu hususunda bir açıklık bulunmadığı, davacının fabrikadan kiracı olup, fabrika binası ve sabit tesisatlar üzerinde menfaat sahibi olduğunu delillendiremediği, kaldı ki, hazırlıkta verdikleri ifadede olay öncesi fabrikanın taşınması nedeniyle kavurma işleminin yapılmadığının kabul edildiği, bu nedenlerle davacının tazminat hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, düzenlenen sigorta poliçesi ile yangın risklerine karşı teminat verilmiş olmasına rağmen, meydana gelen yangın nedeniyle sigorta tazminatının ödenmediği iddiasına dayalı tazminata ilişkindir. Davalı sigortacı, diğer savunmalarının yanında, aynı fabrika binasının iki ayrı sigorta şirketine ayrı şahıslar adına çifte sigorta yapıldığını, sonradan düzenlenen poliçenin TTK.nun 1286 ncı maddesi gereğince hükümsüz olduğunu savunmuştur. Gerçekten de, aynı mahkemenin 1997/207-158 sayılı dava dosyası incelendiğinde, davacı Nermin Karadağ tarafından, Kazım Karabekir Mah. No:7'de bulunan fabrika binasının Halk Bankası tarafından sigortalandığı, 27.10.1996 tarihindemeydanagelenyangındatamamenyanmasınarağmen30.000.000.000.-TL sigorta tazminatının ödenmediği iddia olunmuş, mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, sigorta teminatının, bina ile birlikte fındık kırma, ayıklama, öğütme vb. gibi üniteleri de kapsadığı sayılmış ve mahkeme karar gerekçesinde de, sigorta teminatının bu sayılan üniteleri de kapsadığı benimsenerek, dava kabul edilmiştir. İş bu davada da, aynı adresteki işyerinde ve aynı yangın nedeniyle, davalıdan sigorta tazminatı talep edilmiş olup, muhtesat veya sabit tesisat olarak üzerinde tartışma yapılan fındık kırma ve işleme ünitelerinin her iki dava dosyasında da aynı kalemler olduğu gözlemlenmektedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, TTK.nun 1286 ncı maddesinde belirtildiği şekilde bir çifte sigorta bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılması, gerek bu açıdan gerekse davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı ciddi nitelikli itirazlarının karşılanabilmesi için sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiden bu hususta rapor alınarak, bu yönün açıklığa kavuşturulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taktir edilen 100.000.000.-TL vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy