(554 S. KHK m. 5, 7) (6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.11.2000 tarih ve 1998/887-2000/954 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.10.2001 günde davacı muk. davalı avukatı Tuna Eğrilmez ile davalı muk. davacı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yataklı oturma grupları imali ile iştigal ettiğini, yoğun müşteri taleplerini yurt çapına yayılmış bayileri ile karşılayabildiğini, çok geniş bir teknik kadro ile projelendirildiğini, şirkete ait Endüstriyel Tasarım'ların 02.07.1997 tarihinde 2985 ve 3187 numaralarıyla tescil edildiğini, davalının işyerinde müvekkil şirket adına tescilli tasarım konusu ürünlerin çok benzerlerini taklit etmek suretiyle üretip, satışa sunduğunu, müvekkilinin ününden ve üstün satış imkanlarından yararlanma amacı taşıdığını ileri sürerek, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin ürettiği kanepe ve koltukların davacının ürettikleri ile aynı nitelikte olmadığını, aynı kumaş ve renkte olmasının benzerlik yaratmayacağını, davacıya ait tasarımların yenilik vasfı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık dava ile, davacının yenilik vasfı taşımayan tasarımlarının hükümsüzlüğünü, haksız rekabetin önlenmesini, davacının koydurduğu tedbir nedeniyle uğradıkları zarar karşılığı (1.500.000.000.-) TL. nın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, bir kısım bilirkişilerin mobilya sektörünün özelliği gereği her tasarımda aynı olması gereken temel bazı unsurların mevcut olması doğal olup, temel unsurlar dışındaki işlem ve detaydaki farklılıklarla belirginleşmeyi sağlayacağı ve bunların 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında korunacağı, aksi halin anılan kararnamenin ruhuna aykırı olacağını, bir kısım bilirkişilerin işlev ve detaylardaki farklılığın anılan kararname anlamında ayırt edici ve yenilik taşıyan unsur anlamına gelmeyeceğini beyan ettikleri, ancak davalının ürettiği ürünün davacının ürettiği mobilyaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu tespit ettikleri, bilirkişi raporları diğer kanıtlarla birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın davacının yenilik vasfı olan tescilli tasarımlarına planlı ve bilinçli bir şekilde haksız olarak tecavüz ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait tescilli tasarımların 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 7 nci maddelerinde öngörülen anlamda yeni (özgün) ve ayırt edici niteliğe sahip olmazsa bile, davalının, davacıya ait ürünlerin genel görünüm açısından aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini imal edip satmasının başkasının mesai, çaba ve emeğinden yararlanmak suretiyle haksız iktisadi rekabete girişmesi eyleminin TTK.nun 56 ve 57 nci maddelerinde tanımlanan haksız rekabet oluşturduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili karşılık dava dilekçesinde, davacıya ait tescilli endüstriyel tasarımların yenilik vasfı taşımadığından, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bir endüstriyel tasarımın tescil edilebilmesi için 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 7 nci maddelerinde öngörülen anlamda o tasarımın yeni (özgün) ve dünyanın herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmamış olması gerekir. Davaya konu tasarımların özgün olup olmadığı konusunda yaptırılan iki bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcuttur. Bu durumda mahkemece, 3 ncü bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak, davaya konu tasarımların özgün ve ayırt edici olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, diğer bir deyişle, bu konudaki çelişkilerin giderilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı olduğu şekilde karşılık davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı lehine takdir edilen 100.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy