(1086 S. K. m. 427)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.06.1999 tarih ve 1996/930 - 1999/766 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan kooperatifin yönetim kurulu üyelerinden olan diğer davalılar Ömer ile Türkan'a bankadan kredi çekmek hariç, ferdi mülkiyet çalışmaları için noterden vekaletname verdiğini, davalılardan Bankanın ise yönetim kurulu üyelerinin, kooperatif üyeleri adına talep ettiği krediyi, kredi alma yetkisi içermeyen vekaletnameye rağmen verdiğini ve müvekkiline 126.790.211 lira borç için hesap kat ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin borcu olmadığını cevabi ihtarnamesi ile bildirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatife ve bankaya bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkiline davacının bahsettiği vekaletname ibraz edilmediğini, genel kurul kararına dayanarak ve üye listesi ibraz edilerek kredi talep edildiğini, Toplu Konut İdaresinin 14.02.1992 tarihli genelgesine göre ortaklardan sonrada tamamlanmak kaydıyla vekaletname aranmaksızın kredi açılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif tasfiye kurulu, eski yönetim kurulu üyelerinden olan diğer davalıların kusurlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalılardan kooperatif üyesi diğer davalılardan Ömer ve Türkan'a ferdi mülkiyet çalışmaları için vekalet verdiği, bu durumda, bu davalıların davacıyı temsilen akdettikleri kredi sözleşmesinin davacıyı bağlamayacağı, davacının davalı kooperatife kendi adına kredi alınmasını da istemediği, genel kurulun ortakları temsilen kredi alınması için yönetime yetki de vermediği, savunmada geçen genelgenin davalı banka ile Toplukent İdaresi arasındaki iç ilişki ile ilgili olduğu ve davacıyı bağlamayacağı, davacının temsil yetkisi aşılarak borç altına sokulamayacağı, kredinin davacıya ödendiğinin ve bundan doğrudan davacının yararlandığının da iddia ve ispat edilmediği, dolayısıyla davacının krediden dolayı davalı bankaya borçlu olmadığı, menfi tespit davası alacak talebinde bulunan kişilere karşı açılabileceği oysa banka dışındaki davalıların davacıdan alacak taleplerinin bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın davalı banka bakımından kabulüne, diğer davalılar bakımından reddine karar verilmiş, davalılardan banka vekilinin temyizi üzerine, Mahkemece; kararın davalı banka vekiline 08.05.2000 tarihinde tebliğ edildiği ancak kararın 12.01.2001 günü temyiz edildiği gerekçesiyle, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 15.01.2001 tarihli kararın onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalılardan banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 05.01.2001 tarihli kararın ONANMASINA, 12.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy