(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.02.2001 tarih ve 2000/149 - 2001/67 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde bulunan kasanın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, hırsızlar tarafından kasanın açılarak para ve mücevherlerin çalınmış olduğunu, davalı şirketin ödeme vaadi ile müvekkilini oyaladığını ancak ödemediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlığın yapıldığına dair kasa üzerinde veya sigortalının çevresinde herhangi bir zarar ve ziyan bulunmadığını, bunun yanında kasa hareketlerini gösteren bir defterinde olmadığını, bu nedenle hırsızlığın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kasadaki para ve mücevherlerin büroya giren hırsızlar tarafından çalındığının her iki tarafın kabulünde olduğu, davacı tarafından beyan edilen mücevher listesinin sigorta şirketine verilmiş olduğu, bu olgunun kasada bulunanların kabulü anlamında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibin 1.028.600.000.-TL asıl alacak ve 171.339.397.-TL faiz üzerinden devamına, 411.440.000.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu poliçe özel şartları uyarınca kasada bulunan paranın, sair kıymetlerin ve eşyanın her türlü hırsızlığının kapsam dahilinde bulunmasına, yapılan hırsızlık tarifi ile bu kapsamın daraltılmasının mümkün bulunmamasına ve hırsızlığın işleniş şekli itibariyle teminat dışı olduğunun da düzenlenmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan kasadan yapılan hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın karşılanması amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi poliçe teminatı ile sınırlı olarak ancak gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması incelemeyi ve hakimin taktirini gerektirmekte olup, bu niteliğine göre iddia edilen alacak likit değildir. O halde, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy