(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.02.2001 tarih ve 1999/437-2001/20 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.11.2001 günde davacı Avukatı E.D.T. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin akçalı yükümlülüklerini eksiksizce yerine getirdiği halde, davalı kooperatif yönetim kurulunun 11.08.1999 ve 177/54 sayılı kararı ile haksız olarak ortaklıktan ihracına karar verildiğini ileri sürerek, kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve kooperatif kayıtlarının bilirkişice incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak, ihtarname tarihinde davacının aidat borcunun 352.288.378-lira olduğu, kooperatifin anılan meblağ yerine %7.54'lük yanılgıyla 381.000.000-lira borç çıkarmasının davacı ortağı ödeme güçlüğüne sokacak bir miktar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar: 1- Davalı kooperatif anasözleşmesi'nin 14. maddesi hükmü ile akçalı yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtar çekilerek ödeme yükümlülüğünün tanınacak süre içerisinde yerine getirilmesi hususunun bildirimi öngörülmüştür. Yani, borcun muacceliyet kazanarak istenebilir hale gelmesinden itibaren 30 gün geçmedikçe gönderilecek ihtar geçerlilik ve buna bağlı olarak ortaklıktan ihraç işlemine temel oluşturucu işler kazanamaz. Oysa, davalı kooperatifçe davacıya gönderilen 07.06.1999 günlü ilk ihtarnamede 31.05.1999 tarihi itibarı ile oluşan aidat ve gecikme cezası toplamı 351.000.000-liranın ödenmesi istenilmiştir.
İhtarname ile bildirilen bu borcun kapsamında Mayıs-1999 ayı aidatı da bulunduğuna göre, değinilen kaleme ilişkin ödeme yükümlülüğünün 30.06.1999 tarihine kadar yerine getirilmemesi halinde ihtarla istenebilirlik kazanacağı gözetilmeden, ana sözleşmenin açık hükmüne aykırı ihtara dayanılarak verilen ihraç kararının iptali gerekirken dava dilekçesinde yer verilmemesine karşın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dile getirilen bu husus mahkemece resen değerlendirilmesi zorunlu ihraç kararının yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygunluğu kapsamında bulunmakla öncelikle ortaklıktan ihraç işleminin bu yön bakımından iptali gerekirken, gözden kaçırılarak davanın reddine-karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma içeriğine göre, davacı vekilinin ihtarnamelerde belirtilen meblağın gerçek borç miktarını içermediğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine 100.000.000-lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy