(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.01.2001 tarih ve 2000/899 - 2001/26 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait tesise, davalıya ait aracın çarparak zarar verdiğini ileri sürerek, 45.421.396.-TL.sının avans oranında temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davanın kabulü ile 45.421.369.-TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili davaya cevabında hasar ve kusur oranına itiraz ederek davanın reddini savunduğuna göre, hasar ve kusur yönünden taraf delilleri toplanmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince, davacı Türk Telekom A.Ş. tacir olup, TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının dahi tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceğinin belirtilmiş olmasına göre, 4489 sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi olay tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren avans oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, yasal oranda faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy