(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2001 tarih ve 2000/60 - 2001/249 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife olan ortaklık yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen ihraç edildiğini, ihraç kararının yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, aidatlar için kooperatife verilen bono bedellerinin ciro edildiği şahıslara ödendiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile ortaklığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının Temmuz 1999 tarihli aidat borcunu ödemediğini, bu nedenle yasa ve anasözleşmeye uygun ihtarnameler keşide edilerek ihraç kararı alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının Haziran-Temmuz 1999 aylarına ait aidat borcunu ödememesi üzerine keşide edilen ihtarlarında sonuçsuz kaldığı, her ne kadar ilk ihtarın keşide edildiği tarih ile 2 nci ihtarın keşide tarihi arasında 10 günlük süre şartına uyulmamış ise de, her iki ihtarın tebliğ tarihleri arasında 10 günlük sürenin dolduğu, davacı tarafından düzenlenen iki adet bononun ciro ile elinde bulunduran Fahri Akses'in kooperatif ile arasında herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, sözü edilen bonodaki cironun sahte olduğundan bahisle kooperatife iade edildiği, bonodaki cironun kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi Ahmet Altun'a ait olduğu, bu şahsın davacının kayınbiraderi olup, gerçek bir hukuki ilişkiyi yansıtmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy