(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.5.2001 tarih ve 2001/1437-2001/665 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesinden olan aidat alacağı ve aylık %10 dan işlemiş faizin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, bilahare asıl borcu ödeyen davalının faiz borcunu ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aidatlara aylık %10 gecikme zammı uygulanması yönünde bir genel kurul kararı bulunmadığından faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulda gecikme zammı oranının belirtilmediği, yönetim kurulunun da %10 gecikme zammı oranının belirtilmediği, yönetim kurulunun da %10 gecikme zammı koyma yetkisi bulunmadığı, davalının borcu olmadığı ve icra takibine girişen davacının kötüniyet taşıdığı gerekçesiyle, davanın reddine, 134.000.000 lira kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işlemiş faizle birlikte kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatifin 28.06.1998 tarihli genel kurul toplantısında, aidatları süresinde ödemeyen ortaklardan gecikme faizi alınması kararlaştırılmış, fakat oran konusunda bir karar verilmemiştir. Her ne kadar genel kurulda, temerrüt faizinin oranı hakkında bir karar verilmese de, uygulanması gereken temerrüt faiz oranının, yasal faiz oranı olarak kabulü gerekir. Davacı taraf da, davalının aidat borçlarını süresinde ödememesi nedeniyle gecikme faizi ödemesi gerektiğini iddia etmektedir. Mahkemece; davalının aidat borcunu hangi tarihlerde ödediği, gecikme var ise geciken dönem için yasal oranda temerrüt faiz oranı uygulanarak, davalının borcunun belirlenmesi ve bu konuda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre ise; aidat borcunu süresinde ödemeyen davalı aleyhinde icra takibine girişen davacı kooperatifin kötüniyetli kabul edilmesi ve aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesine aykırı olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy