(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.4.2000 tarih ve 1997/662-2000/148 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatif üyesi olduğunu, usulsüz olarak ihraç edilmesi nedeniyle açtığı dava sonucunda ihraç kararının iptal edildiğini, ödemelerine devam etmek istediğinde, fahiş bir miktarda borç çıkarıldığını, 1994 ile 1997 yılları arasında ödenecek aidatın kendisine bildirilmemesi ve verilen ihraç kararı nedeniyle temerrüt oluşmadığını, gecikme faizinden sorumlu olmadığını, bunun yanında 22.11.1997 tarihinde yapılan kura çekimine dahil edilmediğini, oysa kooperatif üyesi olarak kuraya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kooperatife 1.497.110.000.TL. borcu bulunmadığının tespiti ile kura çekiminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan hesaplamanın resmi kayıt ve belgelere dayandığını, usulsüzlük bulunmadığını, kura çekiminde 100.ncü dairenin kooperatif uhdesinde bırakılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 1994 ile 1997 yılları arasındaki aidat ve gecikme faizlerinin toplamının 1.533.463.400.TL. olduğu, ihraç kararının kesinleşmemesi nedeniyle davacının aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, kura çekiminde 100 adet konutun 99 üyeye dağıtımı yapıldığı, davacının ihraç davasının devam etmesi nedeniyle bir dairenin kooperatif uhdesinde tutulduğu, bu nedenle bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının 1.095.723.400.TL.dan borçlu olmadığının tespitine, kura çekiminin iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davada kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirmediği halde yararına ücreti vekalete hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün 4 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy