(6098 S. K. m. 21)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2.2.2001 tarih ve 1999/40-2001/122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.11.2001 günde davacı avukatı Sertaç Sayhan ile davalı avukatı Cengiz Topel gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından sigortalanmış müvekkiline ait içinde büroların da bulunduğu depo binasının 16.9.1998 tarihinde meydana gelen yangında tamamen yandığını, davalının gerçek hasar ve zarar yerine 14.200.000.000 lira ödemeyi teklif ve bunda direttiğini, kabul edilmemesi halinde aynı gruba ait diğer şirketlerin de sigorta tazminatlarının ödenmeyeceğinin ifade edilmesi karşısında müzayaka altında bu kısmi ödemenin kabul edilerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun bildirildiğini, ibraname ve makbuzların ikrah, tehdit ve dayatma ile imzalatıldığını ileri sürerek, bakiye (15.800.000.000) liranın reeskont oranında temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eksik sigorta yapıldığının tespit ve anlaşılması üzerine eksik sigorta hükümleri de dikkate alınarak yapılan hesaplama sonunda davacı alacağının 14.200.000.000 lira olarak belirlenip, davacı tarafından tahsil edildiğini, önce ihtar gönderen davacının bir gün sonra sigorta tazminatını alarak müvekkilini tam olarak ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacının 5.11.1998 tarihli ibraname tanziminden önce 30 milyar lira sigorta tazminatı talep ettiği, bu durumda davacının amacının gerçek anlamda sigortacı veya zarar sorumlusunu ibra amacı gütmeyip mutabakatname ve ibranın sadece makbuz hükmünde olduğu, poliçe genel şartlarına uygun yapılan inceleme ve hesaplamaya göre, sigorta teminatındaki gerçek hasar ve zararın 28.900.000.000 lira olup, davalı itirazlarının yersiz olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, (14.700.000.000) liranın 20.11.1998 tarihinde yürütülecek reeskont oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, sigortalı işyerinde yangın riskinin gerçekleşmesine rağmen, sigorta tazminatının tam olarak ödenmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, kısmi tazminat ödeme teklifinin "İbraname Muvafakatname" imzalanması şartına bağlanıp, dayatıldığını, müzayaka altında bu belgelerin imzalandığını, gerçek iradeyi yansıtmadığını, bir gün önceden noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, ödenen tazminatın gerçek zararın çok altında olduğunu ileri sürmüştür. Her ne kadar, mahkemece, gerçek zararın 28.900.000.000 lira olup, davacının 14.200.000.000 lira sigorta tazminatını bir yerde ihtirazı kayıtla aldığı gerekçesi ile bakiye zarardan davalı sorumlu tutulmuş ise de, davacı tarafından keşide edilen ve karşı tarafa ulaşmayan 5.11.1998 tarihli ihtarnamenin ihtirazi kayıt olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece davacının iddiaları arasında yer alan ve BK.nun 21 inci maddesinde ifadesini bulan gabin olgusunun objektif ve subjektif unsurları üzerinde durulması, davacının gerçekte müzayaka altında olup olmadığının ve tespit edilen gerçek zarar ile tahsil edilen meblağ arasındaki miktar ve orana göre bu miktarın vazgeçilebilir bir miktar olup olmadığının da tartışılarak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma şekil ve sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taktir edilen 100.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)