(6762 S. K. m. 381) (1086 S. K. m. 432, 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.12.2000 tarih ve 1997/987 - 2000/1215 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.10.2001 günde davacı avukatı İ. Ö. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkillerinin miras bırakına M. A. M. tarafından 30 yıl süre ile yönetilip bugünkü mükemmel duruma getirildiğini, murisin ölümü ile yönetime geçen kardeşleri S. ve S.'nın davalı şirketin sermayesinin %33'üne sahip müvekkillerini mağdur etmek için çoğunluğu oluşturanların oyu ile 1993 yılından beri kar dağıtılmadığını ya da çok küçük miktarlarda kar dağıtıldığını, bu kararlara karşı açtıkları davaların iptal edildiğini en son 17.06.1997 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 1.163.014.558.000 TL. dağıtılabilir karından sadece 162.750.000.000 TL. kar dağıtılmasına, bakiyenin yedek akçe olarak ayrılmasına ve 35.000.000.000 TL. olan sermayenin 140.000.000.000 TL.'na yükseltilmesine karar verildiğini ileri sürerek, dürüstlük kurallarına aykırı olan 17.06.1997 tarihli genel kurulun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirket fabrikalarının ağaçlandırma alanı içinde kalması nedeniyle başka bir yere taşınması gerektiğini, fabrikalardaki makinaların eski olması nedeniyle yenileneceğini, bu nedenle karın hepsinin dağıtılmadığını, para değerindeki düşük karşısında sermaye artırımının yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, iptali istenen genel kurul kararlarında dürüstlük kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı mütalaa edilmiş ise de, bilirkişilerden Y. Doç. Dr. M. H., davalı şirketin uzun yıllardan beri kar dağıtmadığı ve büyük miktarda yedek akçesinin biriktiği bu durumda öncelikle iç kaynaklarından yararlanarak yapacağı masraflar için ortaklara dağıtılacak karı düşük tutmasının Anonim Şirketler hukukundaki hakların sakınılarak kullanılması ilkesine aykırı düştüğünü beyan ettiği, ikinci bilirkişi kurulu ise, şirketin yer değiştirmesinde bir zaruret bulunmadığı, şirketin 1995 - 1996 yıllarına ait dönen varlıkların toplam varlıklara oranının % 90 gibi çok yüksek düzeyde olduğu, makinalarını yenilemek için bunun %75' ini kaynak olarak değerlendirebileceği, bu nedenle 1996 yılı karının % 50'sinin ortaklara dağıtılması durumunda dahi davalının yapacağı yatırımlar için hiçbir dış kaynağa gereksinip duymayacağı ve mali durumu bu kadar iyi olan bir şirketin bedeli ödenmek kaydı ile sermaye artırımına gitmesinin dürüstlük kuralına uymadığının mütalaa edildiği, bu durumda faaliyet yılı net karı 1.163.014.558.000 TL. olduğu anlaşılan davalı şirketin dağıttığı karın çok düşük olduğu, ancak para değerindeki aşırı düşüş nedeniyle sermaye artırımında dürüstlük kuralına bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, kar dağıtımına ilişkin kararın iptaline, sermaye artırımına ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Mahkeme kararının davacılar vekilince H.U.M.K. nun 433/2. maddesi gereğince temyiz edildiği anlaşılmış olup, davalı vekilince verilen temyiz dilekçesinin 26.02.2001 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 12.03.2001 tarihinde harçlandırılıp temyiz defterine kaydedilmiş olduğu anlaşıldığından anılan yasa hükmü uyarınca 10 günlük yasal temyiz süresi içerisinde temyiz dilekçesi verilmediğinden H.U.M.K.nun 432/4 ncü maddesi gereğince, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 3.240.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 23.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy