(818 S. K. m. 96) (4721 S. K. m. 6)
Dava: ....... ile .....Deri Konfeksiyon San.Tic. A.Ş arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2000 gün ve 2000/53 833 sayılı kararı onayan Dairenin 20.03.2001 gün ve 2000/11054 2001/2184 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 03.07.1992 tarihli sözleşme ile müvekkilinin, davalının yurt dışında her türlü pazarlama, temsil ve sipariş işlerini bir komisyon karşılığında yapmayı üstlendiğini, müvekkilinin tüm akdi yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın müvekkilince Almanya'ya yapılan satışlar nedeniyle düzenlenen komisyon faturalarını ödemediğini ileri sürerek, ihtara rağmen ödenmeyen (32231) DM komisyon bedelinin ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığının reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacı karşı davalının sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin (10.000.000.000) TL. zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik (2.000.000.000) TL. tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davacı - karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dairemizin 06.05.1999 tarihli bozmasından sonra davalının önceki uygulamalarda verilen siparişleri teyit ettiğini kanıtlayamadığı, her ne kadar 2. sözleşme ile teyit koşulu getirilmiş ise de davalının teyit keyfiyetini kanıtlayamaması sebebiyle aradaki işlemlerin teyit vermeksizin gerçekleşmesini kabul ettiği gerekçesiyle bilirkişilerce saptanan (32 231) DM.nın davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı karşı davacı tarafın temyizi üzerine onanmış; bu defa da davalı karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan 03.07.1992 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı iddia olunan komisyon alacağının tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, davalı taraf, davacının komisyona dayanak gösterdiği mal satışlarının davacının aracılığı ile değil, kendi çabaları sonucu gerçekleştiğini ve davacının komisyona hak kazanmadığını savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan yeni sözleşmenin ikinci maddesinde davacının üstlendiği yükümlülükler sayılmış ve Mahkemece de kabul edildiği üzere bu sözleşmede, ilk sözleşmeden farklı olarak davacının sipariş teyitlerinin Yükseller Frankfurt veya Yükseller İstanbul un teyitleri ile geçerli olacağı öngörülmüş ve maddenin devamında da davacının bu çalışmalar karşılığında yazılı ücret ve komisyonlara hak kazanacağı belirtilmiştir. Davadaki talebin mahiyetine ve sözleşme içeriğine göre MK. nun 6. maddesi uyarınca kural olarak davayı kanıtlama yükümlüsü davacı taraftır. Teyit koşulu içermeyen ilk sözleşmeye dayalı işlemlerde bu koşul aranmadan komisyon ödenmesi tek başına teyit aranılmadan ikinci sözleşme uyarınca komisyona hak kazanıldığı sonucunu doğurmaz. Bu arada, davanın hallinde üzerinde durulması gereken bir başka hususta, davalının cevap dilekçesinde belirttiği kısmi siparişlerle ilgili beyandır. Davalı taraf, cevap dilekçesinin üçüncü sayfasında davacının ilk zamanlar verdiği siparişler üzerine alıcılara mal gönderildiğini ve bu siparişlerle ilgili komisyonların ödendiğini belirtmiştir. Şayet bu siparişler ikinci sözleşmenin imzalanmasından sonra gerçekleşmiş ve sözleşmede öngörülen teyit koşulu aranmamış ise bu halde tarafların fiili uygulama ile sözleşmenin teyitle ilgili hükmünü zımnen değiştirdiklerinin kabulü gerekir. Bu sebeple Mahkemece öncelikle bu konuda davalıdan açıklama alınmalı ve sonucuna göre savunmanın kanıtları istenmeli ve neticesinde anılan işlemlerin ikinci sözleşme döneminde yapıldığı sonucuna varılır ise teyit koşulu aranmaksızın dava ve karşı davanın halli cihetine gidilmeli, aksi sonuca varıldığında ise; davacının komisyona hak kazanabilmesi için sözleşmenin 2. maddesinde yazılı teyit hususunu kanıtlama durumunda olduğu kabul edilerek buna göre hüküm tesisi cihetine gidilmelidir.
Açıklanan hususlar gözden kaçırılarak eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile her nasılsa onandığı anlaşılan hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 20.03.2001 gün ve 2000/11054 E:2001/2184 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak yerel Mahkemenin 11.09.2000 tarih, 2000/53 Esas 2000/833 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy