(818 S. K. m. 42, 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 9.11.1999 tarih ve 1998/730-1999/832 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait işyerinde yapılan kontrolde ara borusu takılmak suretiyle kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, idare zararının meydana gelmesi sebebiyle 278.476.000 TL. nın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı olarak belirtilen şirketin unvanının müvekkili şirketin unvanı ile aynı olmadığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen adresin müvekkil şirket ile hiçbir alakasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı nazara alınarak 7.3.1998 tarihinde tutulan tutanağa göre davalının kaçak su kullandığının tespit edildiği, su bedeline ilişkin tahakkuk müzekkerelerinin ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'ne uygun olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 278.476.000 liranın 7.3.1998 günlü tutanak tarihinden itibaren %50 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yerinde kaçak su kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan tutanakta kaçak su kullanan olarak (O. Sigorta Hizmetleri Ltd.-Sti-K. G.) tespit edilmiş ve dava da bu tüzel kişilik aleyhine açılmıştır. Adı geçen şirkete tebligat yapılamaması üzerine keyfiyet Ankara Ticaret Sicili Memurluğu'ndan sorulmuş, alınan cevapta ise bu ad ile kayıtlı bir şirketin bulunmadığı belirtilmiştir. Zabıta aracılığı ile adres tespiti' için mahkemece yapılan yazıda ise, tüzel kişilik adı (Ltd) olarak değil, O. Sigorta A.Ş olarak belirtilmesi sebebiyle bu defa O. Sigorta A.Ş nin zabıtaca bildirilen adresine, davalı adına tebligat çıkarılmış bu tebligat üzerine davalı sıfatı taşımayan A. O. Sigorta A.Ş vekili, davanın kendileri ile ilgisi bulunmadığını bildirdiği halde, mahkemece bu itiraz değerlendirilmeden (Ltd. Şti) aleyhine hüküm kurulmuş ve karar yerinde bu davalı adresi alarak bu davada sıfatı bulunmayan A. O. Sigorta A.Ş nin adresi gösterilmiş ve karar da bu adrese tebliğ edilmiştir.
Mahkemece, davalının sıfatı ve tebligata yarar adresi tespit edilmeden taraf teşkil edilmeksizin karar verilmesi doğru olmadığı gibi, gerekçeli kararın infazında da duraksamalara yer açacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)