(6762 S. K. m. 374, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 11.04.2001 tarih ve 1999/50 2001/168 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.11.2001 günde davacılardan ... avukatı ...Bursa Kasaplar Odası avukatı ... ile davalı Bursa Ticaret Borsası temsilcisi Rıza Aydın gelip diğer davacı ve davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar dava ve birleşen davalarda, ortağı oldukları ... AŞ. nin davalı Bursa Ticaret Borsasına devrine dair 02.12.1998 tarihli genel kurulda alınan kararların usulsüz ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, bu kararların ve şirketin sicilden terkin işleminin iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Ticaret Borsası ve terkin edilen ... AŞ temsilcileri, genel kurulda alınan kararlarda usulsüzlük bulunmadığını savunarak dava ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre, TTK. nun 374. maddesi hükmü ile getirilen sınırlamanın gerçek kişilerle ilgili olduğu ve kamu tüzel kişisi olan ortağa uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar temyiz etmişlerdir.
Dava, anonim şirket ortaklarından olan davalı Ticaret Borsasına devrine dair genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu ... AŞ. nin toplam hissesi 16.000 birleşen davalardaki davacıların şirketteki payları toplamı 2276 davalı Ticaret Borsasının payı ise 13404 olup, genel kurulda toplantı ve karar yeter sayı nisaplarının şeklen oluştuğu yanlar arasında çekişmesizdir. Yanlar arasındaki çekişme, davalı Ticaret Borsasının anılan toplantıda oy hakkının sınırlandırılması gerekip gerekmediği konusuna ilişkindir.
TTK. nun 374. maddesi uyarınca Pay sahiplerinden hiçbiri, kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde, rey hakkını kullanamaz. Burada çözümü gereken sorun, tüzel kişiler yönünden anılan yasa maddesi uygulamasının ne şekilde olacağıdır. Dairemizin 14.10.1982 gün ve 3556-2387 sayılı kararında, tüzel kişilerin yönetim kurulundaki temsilcilerinin ibrasında oy kullanabilecekleri belirtilmiş olup, Dairemizin kökleşen uygulaması da bu yöndedir(Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, s. 540-541).
Dava konusu genel kurul kararları, ... AŞ. nin davalı Bursa Ticaret Borsasına tasfiyesiz devrine ilişkin olup, kamu tüzel kişisi olan davalı Ticaret Borsasının temsilcileri aracılığıyla, ...genel kurulunda bu şirketin kendine devri önergesinin görüşmelerine katılması ve oy kullanmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır.
Dava konusu genel kurulda alınan kararların iyi niyet kurallarına aykırılığı da ispatlanmış değildir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarda açıklanan nedenlere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 3.240.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 27.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy