(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.4.2001 tarih ve 2000/397-2001/365 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar Kumru ve Abidin vekili ile diğer davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar Kumru Şahin ve Abidin İnceoğlu vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinden Kumru Şahin'in davalı kooperatif ortağı olup, çekilen kura neticesinde (13) nolu bağımsız bölümün kendisine isabet ettiği, kura ile birlikte mülkiyetin geçmesine ve bundan sonra hakkında ihraç kararı alınamayacağının açık bulunmasına rağmen, 7. Mayıs 2000 tarihli genel kurulda (13) nolu bağımsız bölümün davalı Mehmet Çelebi'ye verildiğini, alınan kararda yeterli çoğunluğun dahi bulunmadığını ileri sürerek (13) nolu bağımsız bölümün davalı Mehmet'e tahsisine ilişkin 7 Mayıs 2000 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar Yaşar Şahin, Muharrem Adıgüzel ve İsmet Karaböcek, davalı kooperatifin 7.5.2000 tarihli genel kurul toplantısına kooperatif ortağı olmayan kişilerin katılıp, oy kullandıklarını, daha önceden ihraç edilen 3 ortaktan 2 sinin yeniden ortaklığa alınmasına rağmen, Kumru Şahin'in geri dönme isteminin geri çevrildiğini, yönetim kurulu başkanı Mehmet Çelebi'ye (55) nolu konut yerine (13) nolu konutun tahsis edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, aynı daire için bir başka ortağın 15 milyar lira fark verme isteminin reddinin kooperatifi zararlandırıcı işlem niteliği taşıdığı, kura çekiminden sonra ortak hakkında ihraç kararı alınamayacağını, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı dışında ödeme yapılamayacağı halde ödeme yapıldığı ve bu hususun ortaklardan gizlendiği, mimari projede yapılan değişikliğin mevzuata aykırı bulunduğu, ortaklara ek mali külfet getirecek ödemelerin karara bağlanmasının 1163 sayılı Kanun'un 52.maddesine aykırı bulunduğunu ileri sürerek 7.5.2000 tarihli genel kurulda alınan kararların batıl olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar vekili, davalara cevaplarında, davacılardan Kumru Şahin'in ortaklıktan ihracına karar verilip, ihraç kararının kesinleştiği dolayısıyla bu davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, diğer davacı Abidin'in alınan hiçbir karara muhalefetinin olmadığı, toplantıda herhangi bir usulsüzlük bulunmayıp, Mehmet Çelebi'ye verilen (13) nolu dairenin bir konut tahsis işlemi olmayıp bu şahsa isabet eden konutun kooperatife verilmesi ve fark alınması suretiyle yapılıp, genel kurulun yetkisi dahilinde bulunduğu, toplantı ve karar nisaplarına uyulduğu, davacılar iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davanın niteliği itibarıyla genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, böyle bir davanın ortak ve yönetim kurulu başkanı olan Mehmet Çelebi'ye karşı açılamayacağı, davacı Kumru hakkında verilen ihraç kararı kesinleştiğinden bu kişinin dava açma hakkının bulunmadığı, davacı Abidin'in genel kurul tutanaklarında muhalefetine rastlanmadığı, birleşen davada da davacı İsmet'in böyle bir çekincesinin olmadığı, diğer davacıların sadece genel kurulun gündeminin 11. maddesine muhalefetlerinin bulunup, bu madde dışındaki maddeler için iptal talebinde bulunamayacakları, 11. maddede kararlaştırılan (55) nolu konutun (13) nolu konutla değiştirilmesinde, bağımsız bölümler arasında değer farkı olduğu, belli konutları olan kişilerden farklı ücret alındığı konusunda herhangi bir iddia ve delilin dosyada bulunmadığı, kaldı ki sonradan bu hususun iddia edilmesinin objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçeleriyle, Mehmet Çelebi aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, diğer davalı kooperatif aleyhine açılan davaların ise açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar Kumru ve Abidin vekili ile diğer davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar Kumru ve Abidin vekili ile diğer davacıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar Kumru ve Abidin vekili ile diğer davacıların bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy