(1479 S. K. m. 70, ek m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.6.2001 tarih ve 2000/975-2001/542 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kurumun davalı bankada bulunan hesaplarına ve bu hesaplara havale yoluyla gelen paralara faiz işletilmediğini, bu itibarla kuruma eksik ödemeler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, ( 1.104.313.815 ) lira, ( 1.378.554.251 ) lira, ( 44.323.828 ) lira alacağın ve ( 1.444.533.411 ) lira reeskont faizi alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, her ne kadar Ankara 1.İş Mahkemesi'nce işin ticari nitelikte olduğu ve davacıya bakmaya Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ve anılan karar Yargıtay 10 ncu Hukuk Dairesi'nce onanmış ise de, 1479. sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 2423 sayılı Kanun'la getirilen ek 70 nci maddesinde bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemesinde görüleceğinin öngörüldüğü, yasanın anılan özel düzenlemesine ve uyuşmazlığın esasının ek 6 ncı maddesinin uygulanmasından kaynaklanması karşısında iş mahkemesinin gerekçesine mahkememizce itibar edilmediği ve davaya bakmanın iş mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davacı kurum adına gelen paranın bir kısmının zamanında davacı hesabına aktarılmadığı, bir kısmının hiç ödenmediği, paranın zamanında ödenmemesi nedeniyle kurum zararı ve faiz alacağı oluştuğu iddiası ile açılan, asıl, faiz ve tazminat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın Bağ-Kur Kanunu'nun ek.6 ncı maddesi uyarınca açılmış olduğu ve aynı Kanun'un 70 nci maddesi uyarınca davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Ancak, Yargıtay İçtihatları Birleştirme hukuk Genel Kurulu'nun 22.3.2002 gün ve 2002/2 E, 2002/1 sayılı kararı uyarınca Bağ Kur Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesi gereğince Bağ-Kur ile münasebeti olan bankaların kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerinin geç ödenmesi nedeniyle sırf faiz alacağının tahsiline ilişkin olarak açılacak davalara iş mahkemelerinde, kurum adına tahsil edilen paraların süresinde ve tam olarak intikal ettirilmediği takdirde kurum ile doğan anlaşmazlıklardan ve diğer kanunlarda kayıtlı haklardan doğan alacaklarını, tazminatlarını başkaca bir husus katmadan istemeleri dahilinde veya bu alacaklarını ve tazminat talepleri ve gecikilen faizi ile birlikte dava yoluyla talep etmeleri halinde bu tür davalara genel mahkemelerde bakılacağına karar verilmiştir.
Yukarıda tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı karşısında işin niteliğine göre, doğru görülmeyen mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy