(818 S. K. m. 100) (5584 S. K. m. 1, 2) (Posta Tüzüğü m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.6.2001 tarih ve 2001/329 - 846 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekili diğer davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 5584 sayılı Posta Kanunu ile Posta Tüzüğü'nün ve Mektup Postası Gönderileri Yönetmeliği'nin ilgili madde hükümlerindeki müvekkilinin Posta tekeline ilişkin düzenlemelere aykırı olarak davalılardan Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş'nin, faturaların abonelere dağıtım işini diğer davalıya yaptırdığını ileri sürerek, faaliyetin durdurulmasını teminen muarazanın men'i ile müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekilleri ile diğer davalı vekili, abone faturaları posta Tüzüğü'nün 10. maddesinde tanımı yapılan mektup sayılamayacağı gibi, üstünde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kart niteliğinde de olmadığını, dolayısıyla faturaların abonelere dağıtımı faaliyetinin 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen posta tekeline aykırı sayılamayacağını, öte yandan aynı madde hükmünde tekel kapsamı dışında kalan istisnalardan biri olarak, göndericinin kendi ihtiyaç ve işiyle ilgili olarak beraberinde taşıdığı veya bir adamıyla gönderdiği maddelerin sayıldığını, bu nedenle faturaların bir an için mektup sayılması gerektiği düşünülse dahi, istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zira göndericinin adamı terimi ile personel in değil, B.K.nun 100. maddesi kapsamında ifa yardımcısı nın amaçlandığını, faturaların gönderildiği zarfın içinin görülebildiğini, dolayısıyla haberleşmenin gizliliği ile de bir ilgisinin bulunmadığını, davacının dahi başka faturaları özel faturalara dağıttırdığını, tekel hakkını önce kendisinin ihlal ettiğini, teknoloİik gelişmeler karşısında yaygınlaşan ve davacının da aracı olduğu haberleşme şekillerinin davacı tekelini yıktığını, davacının buna sessiz kaldığını dolayısıyla davanın iyiniyetle bağdaşmadığını, Kanun'un l. Maddesindeki tebliğ işlemlerinin 2. maddedeki tekel hakkı kapsamına alınmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, aboneleri fatura muhteviyatı hususunda bilgilendiren ve beli bir ödeme tarihi öngörerek, ödeme talep ve isteğini ilgilisine ileten gönderilerin mektup tanımına girdiği, savunmada ileri sürülen istisnaya ilişkin hükmün koşullarının oluşmadığı, haberleşme gizliliğinin temini için davacının görev yaptığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilleri ile diğer davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekili ile diğer davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekili ile diğer davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 14.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy