(1086 S. K. m. 440)
Dava: İsmet Kahraman ile S.S. Sahil Yıldız Yapı Kooperatifi arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.10.1998 gün ve 1997/324 - 1998/924 sayılı kararı onayan Daire'nin 20.09.1999 gün ve 1999/5067 - 1999/6964 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden haksız yere çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uyarılara rağmen ödentilerini yerine getirmediği için üyelikten çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin ihraç kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle verdiği, davanın reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı kooperatif ana sözleşmesinde, mali yükümlülüklerini 30 gün geciktiren üyelere on ve otuz gün süreli iki ihtar çıkarılması, buna rağmen ödentilerini yerine getirmezlerse ihraçları yoluna gidilmesi gerektiği yönünde hüküm yer almaktadır. Bu durumda kooperatifçe, üyelerin aidat vs mali yükümlülüklerini yerine getirmekte gecikmesi durumunda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda öngörülen ihraç prosedürünün işletilebilmesi ve ilk ihtarın çekilebilmesi için üye lehine düzenleme yapılarak ödemede gecikmenin 30 gün sürmesi şartının getirildiğinin kabulü gerekmektedir. Dava konusu olayda, davalı kooperatifin ana sözleşmenin 14/2 nci maddesinde öngörülen 30 günlük gecikme süresini beklemeden davacıya ilk ihraç uyarısını yaptığı ve bu uyarının açıklanan nedenle usulsüz olduğu açıktır.
Mahkemece, usulsüz uyarıya dayalı ihraç kararının iptaline karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, Dairemizin 20.09.1999 gün ve 5067-6964 sayılı kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 20.09.1999 gün ve 5067-6964 sayılı kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 01.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy