(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.04.2001 tarih ve 1999/420 - 2001/253 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatifle 4 hisse ile ortak olduğunu, ancak 28.07.1999 tarihli ihtarname ile parasal edimlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığını, alınan çıkarma kararının yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, zira 21.02.1999 tarihli genel kurul kararına uygun olarak müvekkilinin kooperatif payını devretmek isteğini, yine 18.04.1999 tarihli genel kurula sunulan denetim raporunda müvekkilinin 4.495.271.607 TL. devir teslim tutanaklarına göre de 8 milyar TL. civarında alacaklı olduğunun belirlendiğini ileri sürerek ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatife 4 pay ile ortak olduğu, kooperatif yönetim kurulu başkan yardımcısı sıfatıyla kooperatif adına yaptığı 5.025.000.000 TL. ödemesinin 02.01.1998 tarihinde aidat hesabına işlenip daha sonra geri alındığı, bu nedenle kooperatiften hiçbir alacağı bulunmadığı gibi, ilk ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibarıyla 17.995.250.000 TL. borcu bulunduğu her iki ihtarnamede de bu miktarın altında bir borç istenmesine rağmen verilen sürede ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya keşide edilen iki ihtarın da Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine uygun olduğu ve davacının parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine göre parasal edimlerini yerine getirmeyen ortaklara gönderilecek 2. ihtarnamede ortağın 1 ay ödeme süresi verilmesi gerekmektedir. Yılın bir kısım aylarının 30 gün olması nedeniyle ihtarnamede verilen 30 günlük süre söz konusu aylar için uygun ise de 31 güne çeken aylar için yasanın aradığı 1 aylık ödeme süresi ihtarnamede verilen 30 gün ile karşılanmamaktadır. Somut olayda davacıya keşide edilen 2. ihtarnamede 30 günlük ödeme süresi verilmiş ise de anılan ihtarname 17.05.1999 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mayıs ayı 31 gün çekmektedir. Bu nedenle ihtarnamede verilen 30 günlü ödeme süresi yasanın 27. maddesinde öngörülen 1 aylık süreyi karşılamamaktadır. Bu durumda anılan ihtarnamenin yasanın amir hükmüne uygun olmadığının kabulü ile davanın da kabulüne karar vermek gerekir iken, yazılı gerekçesiyle red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy