(4721 S. K. m. 995) (1086 S. K. m. 275, 363)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.06.2001 tarih ve 2000/607 - 2001/549 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.11.2001 günde davalı karşı davacı avukatı Suna İleri ile davacı karşı davalı avukatı M. Kemal Gündüz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu; ancak kendisine verilmesi gereken dairenin kooperatif merkezi olarak işgal edildiğini, ayrıca kira gelirinden yoksun kaldığını ileri sürerek, dairenin teslimini ve 7.560.000.000. TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, dava konusu konut için yaptıkları harcamalar karşılığı ödenmediği için teslim yapılmadığını ve davacının müvekkiline borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise yaptıkları gider tutarı 15.000.000.000. TL.sının faiziyle tahsili talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacının dairenin tahsisine dair mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren ecrimisil isteyebileceği gerekçesiyle, davada 1.360.000.000. TL.sının; karşı davada ise 6.025.310.000. TL.sının faiziyle tahsillerine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatifçe yapılan dairenin teslimi ve işgal süresine dair ecrimisilin tahsili; karşı dava ise, daire için yapılan giderlerin tahsili istemine ilişkindir.
Karşı davada alınan bilirkişi raporuna her iki tarafça da imalat bedelinin tespiti konusunda gerekçeli itirazda bulunmuş; karşı dava davacısı, delil tespiti raporunun sağlıklı olduğunu, iki rapor arasında fahiş fark doğduğunu ve bir kısım imalatların kullanılmaz olarak kabulünün doğru olmadığını belirterek alınan rapora itiraz etmiş; karşı dava davalısı ise, hesaplanan bedel içinde projeye aykırı imalat bulunduğu ve fahiş bedellerin esas alındığı itirazını yapmıştır. Mahkemece, imalat bedellerinin tespitine yönelik olarak tarafların yaptıkları itirazların cevaplanması için gerektiğinde mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla, tasdikli projeyi uygulayarak keşif ve inceleme yapılması ve bilirkişilerden itirazları karşılar şekilde bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 100.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy