(818 S. K. m. 104)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 23.2.2001 tarih ve 1998/1552-2001/140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif ortaklığından istifa eden müvekkiline ödentilerinin iade edilmediğini ileri sürerek, (738.000.000) liranın %120 faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin fahiş olduğunu, temerrüt tarihi ve talep edilen faiz oranının da dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna nazaran, davacının talep edilebileceği aidat alacağının 520.368.162 lira olarak tespit ve belirlendiği gerekçesi ile, bu meblağın 24.6.1997 tarihinden yürütülecek %120 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatiften ayrılan ortağın ödediği ana parayı geri istemine ilişkin olup, davacının kooperatiften ayrılmasını müteakip bilançonun tasdik edildiği genel kurul toplantı tarihi itibariyle davalı kooperatifin 8.3.1998 tarihinde temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacının (400.368.102) lira ana para alacağı ve dava tarihine kadar da (154.030.506) lira birikmiş yasal faiz alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan (554.398.608) lira alacağın asıl ana para alacağı olan (400.368.102) liralık kısmına dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülecek şekilde karar vermek gerekirken, faizli miktara hükmedildiği halde tekrar ilk ayrılma tarihinden ve BK.nun 104. maddesine aykırı olarak faize faiz olacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı kooperatif tacir olmadığına ve gerek anasözleşmede ve gerekse, kooperatiften ayrılanlara ödenecek miktara uygulanacak faiz oranı ile ilgili bir genel kurul kararı bulunmadığı halde, dayanaksız olarak %120 temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy