(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Espiye Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.3.2001 tarih ve 2000/236-2001/72 ayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada bir şahsın ölümüne neden olduğunu, aracın trafik sigortacısı olan müvekkilinin aleyhine ölenin hak sahipleri tarafından açılan dava sonucunda 6.200.000.000 lira tazminat ödendiğini, aracı kullanan davalı Metinin ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalılara rücu hakkı bulunduğunu, ödenen tazminatın tahsili için girişilen icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mevlüt vekili, aracın kaza tarihinden 1 yıl önce diğer davalıya satılıp teslim edildiğini, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Metin, aracı kazadan önce diğer davalıdan satın aldığını, bu nedenle Mevlüt'ün sorumluluğu bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ve davalı Metinin beyanına göre, davalı Mevlüt'ün satım nedeniyle işleten sıfatı kalmadığı gerekçesiyle Mevlüt hakkındaki davanın reddine, Metin hakkında ise kabulüne ve itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tanıkların davalı tanığı olarak dinlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar davalı kayıt maliki harici satış sözleşmesi ile aracı diğer davalıya sattığını savunmuş ve bu savunma alıcı davalı tarafından da kabul edildiğinden kayıt maliki Mevlüt hakkında dava reddedilmiştir.
Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde trafiğe tescilli araçların her çeşit satış ve devirleri, aracın sahibi adına düzenlenmiş tescil belgeleri esas alınarak noterlerce yapılması, aksi halde satış ve devirlerin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Davalılar arasında anılan şekilde bir devir yapılmadığı sabit olduğuna göre, 3.satıcı olan davacı açısından harici satışın sonuç doğurması mümkün değildir. O halde mahkemece davalı Mevlüt açısından da işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da icra takibinde peşin alınan harcın karar harcı hesaplanırken mahsup edilmesi gerekmesine rağmen bu husus gözardı edilerek harç hesaplaması yapılması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy