(6762 S. K. m. 1301, 1334) (818 S. K. m. 50) (2918 S. K. m. 20/D)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.7.2001 tarih ve 1995/324-2000/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. Ceylan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçların tam kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen 325.532.207.TL. hasarın 27.12.1995 tarihinde sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan rucüen tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davalarda ise davacılar destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı A. Ceylan, kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Hasan Gökmen'in yapılan ceza yargılamasında mahkûm olduğu gerekçesiyle, davalı sigorta şirketinin davasının kabulüne, birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı A. Ceylan vekili temyiz etmiştir.
Dava, Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Dava, haksız eylem sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle olayda sorumluluğun kabul edilmesi için öncelikle kusursuz sorumluluk halleri dışında olaya neden olanın kusurunun belirlenmesi zorunludur. B.K.nun 50. maddesine göre birden fazla zarar veren bulunduğu takdirde bunların müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş ise de, zarardan sorumlu tutulabilmeleri için zarara neden olan kişilerin kusurlarının bulunması gerekmektedir. Mahkemece, davalı A. Ceylan murisinin olaydaki kusur oranı tartışılmadığı gibi, ceza mahkemesinde alınan raporun benimsendiğinin kabul edilmesi halinde dahi mümeyyiz davalının murisinin kusursuz olmasına göre, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı A. Ceylan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy