(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.11.2000 tarih ve 1998/419 - 2000/853 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait yeraltı güzergahına davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında hasar verildiğini ileri sürerek, (4.707.509.477) TL. maddi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan çalışmanın AYKOME kararları çerçevesinde gerçekleştirildiğini, AYKOME kararları doğrultusunda alt yapı tesislerinin yer değişikliğinin ilgili kurumca yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının hasarın oluşumunda tam kusurlu olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle reeskont faizi talep edilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (4.707.509.477) TL. nin 14.08.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, davacı Türk Telekom A.Ş tacir olup TTK. nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı yasanın 2. maddesinin 3. fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, 4489 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi reeskont ve 31.12.1999 tarihinden itibaren avans oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından bahisle yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 210.205.500 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy