(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2001 tarih ve 2000/532 - 2001/200 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleteni olduğu aracın, kasko sigortalı araca çarparak hasarlandırdığını ileri sürerek, TTK.nun 1301 nci maddesi gereğince sigortalıya ödenen tazminat için davalılar aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, duruşma hakiminin aynı zamanda Asliye Hukuk İcra Ceza ve İcra Tetkik Mercii davalarına da baktığı ve işlerin yoğunluğu nedeniyle bir an için davanın İcra Tetkik Mercii'nde açılmış dava olduğu zannıyla davacının İİK.nun 68 nci maddesinde öngörülen belgelerle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK.nun 67 nci maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının İİK.nun 68 nci maddesinde öngörülen belgelere dayanılmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir.
Dava genel hükümlere dayanılarak açılmış itirazın iptali davası olduğuna göre, alacağın varlığını ispat için İİK.nun 68 nci maddesinde öngörülen delillere dayanmak zorunluluğu bulunmamaktadır. O halde, mahkemece davacının genel hükümler dairesinde alacağının varlığına ilişkin kanıtları ibraz ettirilip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, hukuki tavsife yanılgı sonucunda red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy