(2004 S. K. m. 68, 72, 72/5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Solhan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.4.2001 tarih ve 2000/45-2001/14 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı tarafından aleyhlerine girişilen icra takibine konu olan ve müteselsil sorumlu göründükleri senetlerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar, 14.2.2001 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senetlerdeki imzaların davacılara ait olmadığı ve davalının kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıların davalı kooperatife borçlu olmadıklarının tespitine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak, İflas Kanunu'nun 72/5.maddesi gereğince borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğu anlaşılırsa, takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmayacak şekilde alacaklıdan tahsili gerekmesine, davalının icra takibinde haksız çıkmasının böyle bir tazminatın tahsiline karar verilmesi için tek başına yeterli olmamasına, özellikle kötü niyetli olduğunun da davacı tarafından ispatlanmasının şart olmasına rağmen mahkemece davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy