(6762 S.K. m.12,18,1301) (2560 S.K. m.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karadeniz Ereğlisi Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.4.2000 tarih ve 1998/805-2000/194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Karadeniz Ereğli Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacıları oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 361.561.951 lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Belediye vekili, müvekkili bakımından hizmet kusuru iddiasıyla dava açıldığını, idari yargının görevli olduğunu kaldı ki müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak, davanın usul veya esastan reddini istemiştir.
Davalı Kenan, davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalı taraflar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Belediye'nin uyarı ve işaretler koymadan yolun bir şeridini trafiğe kapattığı için %75 oranında davalı Kerim'in ise %25 oranında kusurlu oldukları gerekçeleriyle, davanın tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Belediye vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayalı kasko rücu davasıdır.
Mümeyyiz davalı Karadeniz-Ereğli Belediyesi, yol çalışmaları sırasında trafik, işaret ve uyarı levhaları koymadığı için kusurlu bulunarak sorumluluğuna hükmedilmiştir.
İSKİ.nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'un ek 5.maddesine göre, bu kanun diğer Büyükşehir Belediyeleri hakkında da uygulanır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, TTK.nun 12/11.bent ve 18.madde hükümlerine tabi olduğu için İSKİ. tacir olup, taraf olduğu davalara adli yargı yerinde bakılması gerekir.
Mümeyyiz davalı, sözü edilen kanuna tabi bir Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı bir genel müdürlük olmadığı için tacir değildir.
O halde, davanın hizmet kusuru esasına dayanılarak açıldığının anlaşılmasına ve mahkemece de bu esasa göre sorumluluk yüklenmesine göre, mümeyyiz davalı bakımından dava ayrılarak, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmek üzere, kararın bu davalı bakımından bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin ( esasa ilişkin ) diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy