(3095 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.04.2001 tarih ve 2000/590 - 2001/161 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait kablo ve iki adet direğin davalıların sorumluluğundaki kamyon tarafından kopartılarak zarara uğratıldığını ileri sürerek, 411.804201 TL. tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont ve 01.01.2000 tarihinden itibaren avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davaya cevabında, kazaya karışan araca ait kaza tarihini kapsar poliçeye kayıtlarında rastlanamadığını belirterek davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı sigorta hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın kabulü ile 411.804.201 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı Türk Telekom A.Ş tacir olup TTK.nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı yasanın 2. maddesinin 3. fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, 4489 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi, olay tarihinden 31.12.1990 tarihine kadar reeskont, bu tarihten itibaren avans oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, istemin haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy