(1163 S. K. m. 81, 53) (634 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.06.2001 tarih ve 2000/359 - 2001/333 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin ferdi mülkiyete geçtiği halde, 12.03.2000 tarihinde genel kurulda binalara asansör yapılması için aidat alınmasına karar verildiğini, müvekkillerinin alt katta oturduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 42/2 nci madde hükmünde faydalanma oranına göre giderlerin ödeneceğinin öngörüldüğünü, bu nedenle müvekkillerinin giderlerden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir ay içinde açılmadığını, müvekkili kooperatifin ticaret sicilinden silinmediği için genel kurulun toplanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda, davanın bir aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2 nci maddesi hükmü uyarınca, konut yapı kooperatiflerinin dağılmış sayılabilmesi için sadece ferdi mülkiyete geçilmiş olması yeterli olmayıp, ayrıca anasözleşmede öngörülen tüm işlerin tamamlanması gerekmesine, ancak bundan sonra sicilden terkin edilerek tüzel kişilik sona ereceğine, somut olayda davalı kooperatif sicilden terkin edilmediğine ve anasözleşmedeki işler tamamlanmadığına, dolayısıyla dava konusu edilen kararın alındığı genel kurulun toplanması mümkün olduğundan, alınan karar mutlak butlan yaptırımına tabi olmayıp, dava aynı Kanun'un 53 ncü maddesi hükmünde yazılı bir aylık süre içerisinde açılması gerekmesine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy