(2918 S. K. m. 96, 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 12.4.2001 tarih ve 2000/733-2001/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkili şirket nezdin de kasko sigortalı vasıtaya çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 1.436.250.000 lira tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili davaya cevabında, kazada zarar gören 06
93 plakalı araç sigortacısınca aleyhlerine dava açıldığını, 06 .. 747 plakalı araç ile ilgili başvurunun beklendiğini, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca yapılacak propsiyon hesabından payına düşecek miktarla sorumlu olduğunu, davacının davadan önce müvekkiline bir ihbarı olmadığından temerrüdün söz konusu olamayacağını belirterek, aleyhlerine olan haksız ve mesnetsiz taleplerin reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı A. Çabuk, davaya usulünce cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran, davanın kısmen kabulü ile 1.196.875.000 liranın faiziyle birlikte, davalı sigortanın poliçe teminatıyla sınırlı olması kaydıyla davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı K. A. Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca verdiği zararın rucüen tazminini istemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca, zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacakları toplamı, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise sigorta tutarının, tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutularak tazminat alacaklarının bulunması gerekir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde, zarar görenlerin birden fazla olduğunu savunmuştur. Dosya içerisindeki trafik kazası tespit tutanağında davalıların sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın davacı şirkete kasko sigortalı araçtan başka iki araca daha zarar verdiği belirtildiğine göre, mahkemece olayda garameten paylaşım koşullarının bulunup bulunmadığı saptanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rucüen tahsilini istemiştir. Diğer davalının Trafik Sigortacısı olan davalı K. A. Sigorta AŞ. nin temerrüdünü 2918 sayılı Yasa'nın 98 ve 99. maddesine göre belirlemek gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvuru olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurusu olup olmadığı davacı taraftan sorularak, bu konudaki belgelerini ibraz etmesi için süre verilerek sonucuna göre bu davalı yönünden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Yine, zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartlarının 12/b maddesine göre sigortacı aleyhine dava açılması halinde, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle sigortacı yükümlüdür. Ne var ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder. Mahkemece bu hüküm dikkate alınmadan, davalı sigorta şirketinin yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy