(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 85, 109) (818 S. K. m. 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2001 tarih ve 2000/23 - 2001/529 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şenol ve Hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortası yapılan araca davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasarlandırdığını kazada tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu, sigortalının zararının ödenerek haklarına ardıl olduklarını ileri sürerek, TTK.nun 1301 nci maddesi gereğince 585.500.000.-TL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, izafe edilen hasar ve kusur miktarının da abartılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şenol, kullandığı araç ile anayolda seyir halinde iken tali yoldan geçiş yapmaya kalkışan sigortalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, kaza yerinde ana yol- tali yol belirlemesinin yapılmadığı, bu nedenle kavşağa öncelikli giriş yapan sigortalı araca çarpan davalı idare aracının sürücüsünün %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 280.762.500.-TL olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Hazine vekili ile Şenol temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Şenol'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK.nun 1301 nci maddesine dayanılarak, sigortalının halefi sıfatıyla açılmıştır. Davacı sigorta şirketi ile davalılar arasındaki ilişki sözleşmeden kaynaklanmamaktadır. Tazminatın kaynağını Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devam eden maddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğu oluşturmaktadır. Sigorta rücu davalarında zamanaşımı 24.09.1971 gün ve 165-102 sayılı Kararda da belirtildiği gibi halefiyet ilkesi açısından sigorta ettirenin açacağı davanın tabi olduğu zamanaşımı süresine göre belirlenmelidir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ncu maddesinde 2 yıllık zamanaşımı öngörülmüş olup, bu süre sigortalıya halef olan sigorta şirketi açısından da kaza tarihinden itibaren başlar. Somut olayda tazminatı doğuran kaza 05.12.1997'de olmuş ve dava 12.01.2000 tarihinde açılmıştır. Sigortalının tabi olduğu zamanaşımı süresi 05.12.1999 tarihinde dolduğundan, davalı Hazine vekilinin süresinde yapılan zamanaşımı itirazının kabulüne karar vermek gerekir iken, sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanması gereken ödeme tarihinin zamanaşımının başlangıcına esas alınarak itirazın reddedilmesi doğru görülmemiş, davalı Hazine açısından davanın zamanaşımından reddedilmek üzere bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şenol Kurt'un temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı açısından kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Hazine yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, oybirliği ile karar verildi.(6762 S.K. m.1301) (2918 S.K. m.85, 109) (818 S.K. m.109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2001 tarih ve 2000/23 - 2001/529 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şenol ve Hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortası yapılan araca davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasarlandırdığını kazada tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu, sigortalının zararının ödenerek haklarına ardıl olduklarını ileri sürerek, TTK.nun 1301 nci maddesi gereğince 585.500.000.-TL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, izafe edilen hasar ve kusur miktarının da abartılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şenol, kullandığı araç ile anayolda seyir halinde iken tali yoldan geçiş yapmaya kalkışan sigortalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, kaza yerinde ana yol- tali yol belirlemesinin yapılmadığı, bu nedenle kavşağa öncelikli giriş yapan sigortalı araca çarpan davalı idare aracının sürücüsünün %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 280.762.500.-TL olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Hazine vekili ile Şenol temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Şenol'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK.nun 1301 nci maddesine dayanılarak, sigortalının halefi sıfatıyla açılmıştır. Davacı sigorta şirketi ile davalılar arasındaki ilişki sözleşmeden kaynaklanmamaktadır. Tazminatın kaynağını Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devam eden maddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğu oluşturmaktadır. Sigorta rücu davalarında zamanaşımı 24.09.1971 gün ve 165-102 sayılı Kararda da belirtildiği gibi halefiyet ilkesi açısından sigorta ettirenin açacağı davanın tabi olduğu zamanaşımı süresine göre belirlenmelidir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ncu maddesinde 2 yıllık zamanaşımı öngörülmüş olup, bu süre sigortalıya halef olan sigorta şirketi açısından da kaza tarihinden itibaren başlar. Somut olayda tazminatı doğuran kaza 05.12.1997'de olmuş ve dava 12.01.2000 tarihinde açılmıştır. Sigortalının tabi olduğu zamanaşımı süresi 05.12.1999 tarihinde dolduğundan, davalı Hazine vekilinin süresinde yapılan zamanaşımı itirazının kabulüne karar vermek gerekir iken, sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanması gereken ödeme tarihinin zamanaşımının başlangıcına esas alınarak itirazın reddedilmesi doğru görülmemiş, davalı Hazine açısından davanın zamanaşımından reddedilmek üzere bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şenol Kurt'un temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı açısından kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Hazine yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy