(1086 S. K. m. 23, 195)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.6.2001 tarih ve 2000/693-2001/435 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkile nakliyat sigortasıyla sigortalı emtianın nakliyecisinin davalı tarafından Sofia 19 Gemisi ile yapıldığını, varma yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigorta ettirene 1.090.09 DM tazminat ödenerek onun haklarına halef olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren yabancı paralara uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımaya ilişkin konşimento ile davacının sigortalısı taşıtan ile müvekkili arasında yetki anlaşması yapıldığını, Bulgaristan-Varna Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara dayanılarak davanın genel hükümler gereği davalının ikametgâhı mahkemesinde açılması gerektiği, konşimentonun 22. maddesinde de konşimentodan doğan ihtilafın taşıyanın ticari merkezindeki mahkemede çözüleceği ve diğer mahkemelerde hiçbir işlem yapılmayacağına ilişkin hüküm bulunduğu, davalı taşıyanın ikametgâhının Bulgaristan-Varna olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, tarafların arasındaki uyuşmazlık mahkemesinin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
HUMK 23. ve 195. maddelerine göre davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliğ tarihin itibaren on gün içinde yetki itirazında bulunmazsa o mahkemenin yetkisini kabul etmiş addolunur. Dosyadaki belgelere göre dava dilekçesi 7.12.2000 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi 23.1.2001 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu durumda mahkemece yetki itirazı süresinde olmadığı halde geçerlilik atfedilmesi ve dava dilekçesinin yetki yönünden REDDİNE karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy