(6762 S. K. m. 1292, 1299) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 3.Hukuk Mahkemesince verilen 01.05.2001 tarih ve 2000/379-2001/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait benzin istasyonunun davalı şirkete sigortalı olduğunu, 17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihlerindeki depremde işyerinin hasarlandığını, hasar bedeli konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanmaması üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutan müvekkilince icra takibine girişildiğini, takip borcunu ödeyen davalının takip masrafı, faiz ve avukatlık ücretine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, depremin yol açtığı büyük miktardaki hasar ihbarı ve yaşanan kaosun, hasar tespit ve tediyesinde gecikmeye neden olduğunu, davacının hasar miktarına yönelik 50 milyarlık fark bulunduğu iddiasının dosyanın tekemmülüne mani olduğunu, faiz başlangıç tarihinin 01.12.1999 olacağı yönündeki davacı iddiasının dayanağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTKnun 1299/1. ile 1292. maddesi hükmü gereğince mal mal sigortalarında sigortalının sigortacıya ihbar borcunu yerine getirmesiyle sigorta tazminatının muaccel olacağı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen depremden doğan hasarın 18.08.1999 tarihinde, 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremden doğan hasarın da 17.11.1999 tarihinde davalıya ihbar edildiği ve davacının ihbar tarihlerinden itibaren faiz isteyebileceği, davalının faiz, icra giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalı işyerinde deprem rizikosu nedeniyle oluşan hasar bedelinden dolayı davalı sigortacının ödemesi gereken sigorta bedelinin temerrüt tarihinin tespitine ilişkindir.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu TTK.nun 1299/1.nci maddesine göre, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur. Türk Ticaret Kanunu, sigorta bedelinin muacceliyetini düzenlediği halde, temerrüt için özel bir düzenleme öngörmemiş ve sigortacının temerrüdünü genel hükümlere bırakmıştır. Taraflar arasında sözleşme hükmü ile belirlenmediği hallerde genel hükümlerden sayılan BK.nun 101 nci maddesinin ise temerrüt yönünden uygulanma olanağı vardır.
Nitekim, sigortacı ile sigorta ettiren arasında yapılan sözleşmenin sigorta poliçesi genel şartlarında, temerrüt hakkında özel bir düzenleme getirilmiştir. Poliçe genel şartlarının Tazminatın Ödenmesi başlığını taşıyan B.8.1 maddesinde, aynen Sigortacı kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorundadır. denmektedir. Bu itibarla, sigortacının temerrüdü hakkında özel düzenlemeye ilişkin bu hükmün, genel hükümlerden önce uygulanması gerekir.
Somut olayda, sigorta ettiren 17.08.1999 tarihli rizikoyu 18.08.1999 tarihinde, 12.11.1999 tarihli rizikoyu ise 17.11.1999 tarihinde ihbar etmiş ve aynı günlerde sigortacı rizikoları öğrenmiştir. Sigortacı tarafından görevlendirilen eksperler, raporlarını ilk olay nedeniyle 30.09.1999, ikinci olay nedeniyle 21.01.2000 tarihinde düzenlemiştir. Davalı sigorta şirketinin raporun düzenlendiği tarih itibariyle hasar miktarını öğrenmiş ve raporları kabul ettiği için tazmin borcu doğmuştur. Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi ise, yukarıda açıklanan poliçe genel şartlarının B.8.1 maddesi hükmü gereğince, eksper raporlarının düzenlendiği tarihten bir ay sonraki tarih olup, bu tarihten itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulması gerekir iken, poliçe genel şartlarındaki hüküm dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davacı şirketin sigorta poliçesinde ve icra takip talebindeki ünvanı Silan Petrol Ürün. Nak. Turizm ve Tic. Ltd. Şti.dir. Dava dilekçesinde ise davacı ünvanı Silan Petrol Akaryakıt Nak.ve Tic. AŞ olarak yazılmıştır. Davacı vekili, 06.02.2001 tarihli dilekçesinde, bu durumun bir maddi hata olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, bir maddi hata sonucu dava dilekçesine yanlış yazılan davacı şirketin ticaret ünvanının, karar başlığında hatalı olarak yazılması infazda tereddüt yaratacağından, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy