(818 S. K. m. 41, 43, 45) (2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.6.2001 tarih ve 2000/26 - 2001/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak Davalılar vekili ve Dahili Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.1.2002 günde davacılar avukatı Bilal Dağtekin ile davalılar avukatı A.İhsan Güzel gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları aracın müvekkillerinin murisinin kullandığı araçla çarpışması sonucu muris M.O. Kutlu'nun vefat ettiğini, müvekkillerinin ise yaralandığını, ölüm nedeniyle maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını ayrıca, yaralanma nedeniyle müvekkili Tülay'ın iş ve gücünden kaldığını, bundan dolayı maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, toplam 10 milyar TL. maddi, destekten yoksun kalma ve toplam 4 milyar TL. manevi tazminat ile birleştirilen davada (12.335.189.000) TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurun davacıların murisinde olduğunu, istenen tazminatı fahiş bulduklarını, müvekkillerine ait aracın zorunlu trafik ve kasko sigortaları olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı T. K'nın destek ve geçici iş göremezlik zararının (17.179.167.000) TL. O. Kutlu'nun (5.156.022.000) TL. olarak belirlendiği, A. Oyak Sigorta A.Ş.nin yaptığı ödemenin düşümü gerektiği ve davaya dahil edilen davalı Halk Sigorta (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) ve Başak Sigorta A.Ş.nin poliçe limitleriyle sorumlu bulundukları gerekçeleriyle, toplam (19.040.655.000) TL. maddi tazminat ile her bir davacı için 1 milyar TL'şer manevi tazminatın 18.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketleri poliçe limitleriyle sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen mümeyyiz davalılar A. Tekeç ve E. Tekeç vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacıların murisi M.O. Kutlu'nun kaza tarihinde kazancı net aylık maaşının (170.000.000) TL. olduğu dosya içerisindeki maaş bordrosundan anlaşıldığı halde, zabıta araştırması sonucu tespit edilen belgeye dayanmayan (250.000.000) TL. lik gelirin tazminatın hesabında esas alınması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı T. Kutlu'nun dava konusu kaza nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davacının kaza nedeniyle yaptığı işin özelliği de, dikkate alınarak ne kadar süre iş göremez halde kaldığının bu işin uzmanı hekimlerce düzenlenmiş kesin raporla belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu yönde bir rapor alınmaksızın, yine zabıta araştırması ile yetinilmesi de, isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, dava BK'nun 41. maddesinde öngörülen haksız fiilden kaynaklanmış olmasına göre davalıların kusurları oranında sorumlu olacakları kabul edilmelidir. Her ne kadar, kazanın meydana gelmesinde davacı Tülay'ın kusuru mevcut değil ise de, kazanın oluşumunda davacının eşi ve murisi olan M. Kutlu'nun da, müterafik kusurlu bulunduğu gözetilerek, tazminatın hesabında dikkate alınması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması da, doğru görülmemiştir.
5- Davalılardan Yapı ve Kredi Sigorta A.Ş.nin temyiz itirazına gelince; 2918 Sayılı KTK'nun 99. maddesinde Sigortacılar, hak sahiplerinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Hükmü öngörülmüş olup, Dairemiz uygulamasına göre, anılan sekiz günün bitiminde sigortacının temerrüde düşeceği kabul edilmektedir. Mahkemece, anılan yasa anlamında davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılarak, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre temerrüt faizine hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi ile sorumlu tutulması da doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalılar Adnan ve Emin Tekeç vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2, 3, 4) Nolu bentlerde yazılı nedenle kararın davalılar Emin ve Adnan Tekeç yararına (5) Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, takdir edilen (250.000.000) TL. duruşma vekillik ücretinin davalılar Adnan ve Emin Tekeç yararına davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy