(6762 S. K. m. 269)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2001 tarih ve 2000/116 - 2001/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kur'a ile tahsis edilip, teslimi yapılan dairenin teras izolasyonunun hatalı yapılması nedeniyle terasta ve konut içinde hasar oluştuğunu, müvekkilinin tamir ve yenileme gideri olarak 469.633.000 lira harcadığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde davalı gösterilen kooperatifin tüzel kişiliğinin 26.03.2000 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile sona erdiğini, kaldı ki, davacının genel kurula başvurup, aleyhe karar çıkması halinde dava açması gerektiğini, doğrudan mahkemeye başvuramayacağını, teslimden bu yana 3 yıl geçtiğini ve bakımsızlıktan dolayı zarar oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı kooperatifin dava açıldıktan sonra işletme kooperatifine dönüştüğü ve davalı vekilinin dönüşen kooperatiften vekalet aldığı, davacının talebini reddeden yönetim kurulunun 16.12.1998 tarihli yazısında belirtilen ve davacı talebinin yerinde bulunmadığına ilişkin olduğu savunulan genel kurul kararını davalının ibraz etmediği, anonim şirketler ile ilgili TTK hükümlerine göre bir ortağın hissedarı olduğu şirketi doğrudan dava edebileceği, bu düzenlemeye kıyasen davacının doğrudan dava açabileceğinin kabulü gerektiği, davalının konutu davacıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı, teras izolasyonunun ayıplı yapıldığının sabit olduğu, ayıbın giderilmesi için 426.818.000 lira harcanması gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye l17.048.172 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy