(556 S. KHK m. 7, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliyle 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2001 tarih ve 2000/121-2001/133 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında Ajans Plaza Tanıtım ve İletişim Hizmetleri Ltd. Şti. olarak tescil ettirdiği unvanını bir bütün olarak kullandığını, davalının ise Plaza Turizm Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş şeklindeki unvanın tescilli olduğunu, ayrıca plaza+şekil+unvan olarak 10.09.1998 tarihinden itibaren 10 yıl için marka tescili yaptırdığını oysa Plaza kelimesinin tek başına veya esas unsur olarak tescilinin, 556 sayılı KHK. nin 7/d bent hükmüne aykırı olduğunu, bu kelimenin herkesçe çok katlı ve çok amaçlı yüksek binalar ile lüks otel ve işyeri adı olarak kullanıldığını ve bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, davalının tek başına tescil ettiremeyeceği bu kelimeyi, unvanı yanına şekil ilave ederek tescil ettirmek suretiyle bu yasaktan kurtulmaya çalıştığını ve bu anlamda kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalı markasını unvanında bir bütün olarak kullanmadığı gibi, haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin de bulunmadığını, müvekkilinin unvanının da önce tescilli olduğunu bu bakımdan da davalı markasının iptalinin gerektiğini, davalının aksi yöndeki ihtarının yerinde olmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüz sayılmasına, müvekkilinin kendi unvanını kullanmasına ilişkin eylemlerinin davalının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın aynı KHK. nin 35. maddesine kıyasen 3 aylık süre içinde açılmadığını, davacının kendi unvanını olduğu gibi değil, sadece Plaza kelimesini kullanarak faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin Plaza kelimesini özel bir dizayn ve şekil ile birlikte tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ve mal veya hizmetin üretim yeri anlamına gelen Plaza kelimesinin özel bir şekil ile birlikte marka olarak tescilinin yasaya aykırı olmadığı, davalı markasının da bu durumda olduğu, davacının ise hakim sözcük olan Plaza kelimesini ticaret unvanındaki diğer kelimelerinin yanında, birlikte kullandığı, tek başına kullanmadığı, dolayısıyla davacı eylemlerinin, davalının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı gerekçeleriyle, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, diğer talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının tescilli unvanında geçen Plaza kelimesinin açılacak bir dava ile terkini sağlanmadıkça, davacının bu kelimeyi unvanı içerisinde kullanması engellenemez. Zira hukuken var olan bir hakkın, fiilen kullanımının da önüne geçilemez.
Davacının, unvanını kullanmasına ilişkin eylemlerinin davalının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine ilişkin talebinin bu gerekçeyle kabulü gerekirken, aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetli değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik bu gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy