(1163 S. K. m. 10, 12, 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.05.2001 tarih ve 2000/1458 - 2001/645 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 07.05.1998 tarihli sözleşme ile davalı kooperatifin, müvekkilinin beğendiği blok ve kattaki 140 m2'lik daireye 5.000.000.000 TL. sabit bedelle sattığını, sabit fiyat esasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 20.06.1999 tarihli genel kurulda sözleşmenin fesh edilip müvekkilinin üye olarak kaydedildiğini, müvekkilinin taraf olduğu sözleşmenin fesh edilmesi üzerine, güncelleştirme sonrası alacağın 8.590.000.000 TL. olduğunu ileri sürerek, alacağın 20.07.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, davalı kooperatif üyesi olup, üyeliğinin halen devam ettiğini, davacıya herhangi bir borç bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu'nun 12. maddesine göre, anasözleşmede aksine düzenleme olmadığı takdirde, kooperatiften çıkışın ancak bir hesap senesi sonu ve en az 6 ay önceden duyurularak yapılacağı, tip anasözleşmenin 13. maddesinde de her ortağın hesap senesi sonunda en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabileceğine dair düzenleme bulunduğu, bir aylık süre koşuluna uyulmadığı takdirde, çıkma süresinin takip eden hesap yılı için geçerli olacağı, davacının örtülü olarak çıkma iradesinde bulunduğu, 1163 sayılı Kanunu'nun 10. ve 12. maddesine göre bilanço dönem sonu itibariyle tahsilinin gerekeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy