(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 26.10.2000 tarih ve 2000/108-1053 sayılı kararın ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka ile arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinden alış-veriş yapan kredi kartı sahibinin hesabına her hangi bir kısıtlama getirilmediği halde 115.565.000 liranın davalı banka tarafından bloke edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt tarihi olan 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında, davacıya ait iş yerinden alışveriş yapan şahsın kredi kartının ...a ait olup, 115.565.000 liralık işlemin bölünerek yapılması nedeniyle bu banka tarafından itiraz edilmiş bir işlem olduğunu, davada hasım olarak da ...ın gösterilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin 18. maddesi uyarınca, satış belgesi tutarının işyeri limitini aşmasını engellemek amacıyla tek alış-verişin düzenlenecek birden fazla belgeyle tahsil edilmesi halinde, bankanın ödeme yapmama ve yapılan ödemeyi yeni isteme yetkisinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının kredi kartı hamilince aynı günler içinde yapılan alışverişleri parçalara bölmek suretiyle limit altı göstermekle sözleşmeye aykırı davrandığı ve bankanın ödeme yapmamakta haklı olduğu, davacının limit tutarını bilmediğine dair savunmasına itibar olunamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy