(818 S. K. m. 81)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 12.9.2000 tarih ve 1999/914-2000/1019 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 10.4.2001 günde davacı avukatı Muharrem Singin ile davalı avukatı Mehmet Emin Karaağaç gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bir kısım şirket ve gerçek kişilerin davalı bankaya olan kredi borçlarının teminatı amacı ile davacıya ait taşınmazın 16.4.1997 tarihinde satış sözleşmesi gibi gösterilerek otuz milyar lira bedelle davalıya devredildiğini, davalıların aldığı bu teminat niteliği nedeniyle dava dış borçlardan olan alacağının tahsilini geniş bir zamana yayarak başkaca taşınmazlar üzerine ipotek ve hacizler koydurduğunu, ancak, davalının müvekkiline gönderdiği 13.4.1998 tarihli ihtarname ile kendi borcunun nakden ve defaten ödenmemesi halinde müvekkilinin devrettiği taşınmazın satılacağı ve satış bedelinden tahsil edileceğini bildirip daha sonra da bu amaçla mahkemeye başvurduğunu, oysa taşınmazın gerçek bir satış sözleşmesi uyarınca davalıya devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazın davalıya satış ve devrine ilişkin sözleşmenin feshine, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaca dava dışı borçlulara kullandırılan krediden doğan alacağın kat edilmesinden sonra düzenlenen 4.5.1999 tarihli protokolle 31.7.1999 tarihine kadar ödenmesi gereken (4.750.000) USD'nin ödenmemesi halinde borçlulara tanınacak bir aylık ek sürenin bitiminde borç ödenmezse dava konusu taşınmazın müvekkilince satılmasının, rayiç bedelle alıcı çıkmazsa taşınmazın (2.874.358)USD'lik alacağa mahsubunun kararlaştırıldığını ve müvekkilince bu protokole uygun davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taşınmaz üzerindeki aynı hakların devri işlemlerin geçerli bir hukuki sebebe dayanmasının zorunlu olduğu, dava konusu taşınmazın gerçekte satış değil, davalı bankanın dava dışı kredi borçlularından olan alacağını temin için davalıya devredilmesi nedeniyle davalıya ait mülkiyet kaydının yolsuz bir tescile dayandığı, taraflar arasındaki inançlı temlikle temin edilen davalı alacağı ödenmedikçe
BK'nun 81 nci maddesi hükmü uyarınca davacının kendi adına tescil talebinde bulunamayacağı, dava tarihinde davalı bankanın dava dışı kredi borçlularından toplam (2.383.878.146.078) TL alacaklı bulunduğu, bu miktarın bilirkişi inceleme tarihinde dava konusu taşınmaz bedelinin mahsubu dahil (1.350.889.916) TL tahsilatta bulunulduğu, 4.5.1999 tarihli protokolde öngörülen ve uyuşmazlık konusu taşınmazla kısmen teminat altına alınan borç ödenmediğinden davalının BK.nun 81. maddesindeki ödemezlik defini kullanarak taşınmazı davacıya iade etmeme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın borç tasfiyesine ilişkin olmaması nedeniyle, mahsuba esas olarak taşınmaza biçilen değerin USD karşılığının rayiçlere uygun olup olmadığının bu davada tartışılmasına gerek olmamasına olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle karar onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 12.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy