(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.06.2001 tarih ve 2001/108-2001/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da mukim OKS markasının tescilli sahibi olduğunu, Madrid Protokolü uyarınca tescili için Almanya'da başvuru yapıldığını, tescil başvurusunun Türkiye'de ulusal safhaya geldiğinde davalı S.Z.Ş. adına tescilli OKS Sanayi Yağlan Kimyevi Maddeler markasına benzerlik yarattığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini, oysa daha önceden adına markayı tescil ettiren bu kişinin, müvekkilinin OKS markalı ürünlerini satan distribütörü ve Türkiye temsilcisi olduğunu, ancak müvekkilinden izin almaksızın adına tescili sağladığını, bu durumun 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin tescil başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazın da davalı Enstitü tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davalının marka tescil başvurusunun, markanın gerçek sahibi olan müvekkili şirketi devrine, bunun mümkün olmaması halinde sicilden terkine, müvekkilinin başvurusunun reddine ilişkin davalı Enstitü kararının kaldırılmasını ve OKS markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Enstitü vekili davaya cevabında, davanın tescil başvurusunun 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, anılan kararnamenin 8 inci maddesi uyarınca yapılan itirazın ise iddiayı kanıtlayacak hiçbir belgeye dayanmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve dosyasındaki kanıtlara nazaran, davalı S. Ş.'nin dava açılmadan önce, marka üzerindeki haklarını davacıya devrettiği, bu nedenle bu şahıs aleyhine açılan davanın reddinin, Enstitü aleyhine açılan davanın kabulünün gerektiği gerekçeleriyle, davalı Saim hakkında açılan davanın reddine, Enstitü aleyhine açılan davanın kabulü ile Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı Türk Patent Enstitüsü vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dava, davacının tescil başvurusunun davalı Enstitü tarafından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-b maddesi uyarınca reddi üzerine, anılan kararnamenin 8 inci maddesine istinaden yapılan itirazın reddine dair verilen kararın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davadan önce redde dayanak teşkil eden marka hakkı sahibinden, marka üzerindeki haklarını devraldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davanın konusunu oluşturan davalı Enstitü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun davacının başvurusunu reddettiği tarih olan 08.11.2000 tarihi itibariyle davacının devren hak sahibi olmadığı tartışmasız olduğuna göre, bu tarih itibarıyla değerlendirme yapılarak ve bu meyanda davacının itirazında iddiasını kanıtlayacak hiçbir belge sunmadığı da gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı inceleme ve gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 - Kabule göre de, davacı vekili 08.02.2001 tarihli dilekçesinde, davalılardan yargılama gideri talep etmediklerini bildirdiği halde, davalı Enstitü'nün yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda ( 1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Türk Patent Enstitüsü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy