(5590 s. TOB. K. m. 9) (6762 S. K. m. 35/2, 5) (Ticaret Sicili Tüzüğü m. 40)
Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2001 tarih ve 2001/395 - 539 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.01.2002 günde davalı avukatı Oğuz Fikret Şahin gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Ticaret Sicil Memuru, Milas'ta ticari faaliyet gösteren davalının 5590 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince Ticaret Siciline tescili zorunlu olup, davalının yapılan uyarıya rağmen tescil işlemini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı işletmenin re'sen sicile tescilini, TTK'nun 35/2. maddesine göre cezalandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ibraz edilen delillere nazaran, davalının Ticaret Siciline kaydının yapılması zorunlu iken Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 40. maddesi gereğince uyarıya rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalının Ticaret Siciline re'sen tesciline, TTK.nun 35/2. maddesi gereğince takdiren 2.000.000 lira para cezası ile mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, TTK.nun 35/5. maddesi hükmü gereğince hükmolunan para cezasını mahkeme veznesine yatırmadığı veya aynı miktarda teminat göstermediği anlaşıldığından davalı vekilinin para cezası ile ilgili temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 5590 Sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları Hakkındaki Kanunu'nun 9 ncu maddesini, 3 üncü fıkrasında; bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil bir sermayesi ve muhasebeci bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde, kendi başına ticari muamele yapan yerlerin şube sayılacağı öngörülmüştür.
Davaya konu mağazanın müstakil sermaye ve muhasebesinin olup olmadığı ve şube niteliğini taşıyıp tanımadığı saptanmadan karar verilemez. Bu durumda, üç kişilik uzman bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı işyerinin ticari defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin hükmolunan para cezası ile ilgili temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, taktir edilen 250.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy