(6762 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.6.2001 tarih ve 2000/333-2001/187 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Koop vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Hendek Lütfiyeköşkü köyünde bulunan 173 parseli davalılar Ziver ve Hüseyinden satın aldığını, ancak, taahhüt edilmesine rağmen davaya dahil edilen kooperatif lehine konan ipoteğin bir türlü çözülemediğini, müvekkilinin ipotekle ilgili borç ve ferilerini ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek, ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davacının kooperatif ortağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, borcun davacı tarafından ödenmesi koşulu ile bir diyeceklerinin olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, bir kısım davalıların kabulüne nazaran davanın sübut bulduğu gerekçesi ile davalı kooperatif adına 15.000.000-lira ipotek bedeli yatırılmasına, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine ilişkin olup, her ne kadar, yargılama sırasında ipotek lehdarı kooperatif dahili dava dilekçesi ile davada taraf haline getirilmiş ise de, usul hükümlerine göre, dahili dava gibi bir müessese bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davacıya ipotek lehdarı kooperatif hakkında ayrı bir dava açması için uygun süre verilmesi, açıldığı takdirde davaların birleştirilerek isin esasına girmek gerekirken, yargılamaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekline göre de, ipotek ile ilgili senet ve sözleşme ( ipotek dayanakları ) getirtilerek, ipoteğin nevi ve sorumluluk limit ve kapsamı buna göre belirlenmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy