(743 S. K. m. 27) (2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 3.Hukuk Mahkemesince verilen 13.3.2001 tarih ve 2000/47-2001/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya 6/8 oranında kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, kusur oranına göre 2.081.250.000 liranın sigortalısına ödenme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İç İşleri Bakanlığı adına İl Emniyet Müdürlüğü vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı M. Sigorta A.Ş. vekili, poliçeye kayıtlarında rastlanamadığını bildirmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran, davanın kabulü ile 2.081.250.000 liranın 20.8.1998 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte, davalı sigortacının poliçe teminatıyla sınırlı sorumlu tutulması kaydıyla, davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar hazine ve sigorta şirketi vekilleri ile davalı M. Yavuz mirasçısı S. Yavuz tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile onun açısından hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak, davalılardan M. Yavuz yargılama esnasında vefat etmiş olup, ölüm ile ölen kişinin taraf ehliyeti son bulacağından (MK madde 27/1),davacının davayı ölenin tüm mirasçılarına karşı devam etmesi gerekip, davalı M. mirasçılarına usulünce tebligat yapılarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla hüküm tesisi gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin ölen kimse hakkında hüküm tesisi hatalı olmuştur.
3- Davalı Sigorta şirketinin temyizine gelince, davacı vekili, müvekkilince sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rucüen tazminini istemiştir. Davacı şirkete kasko sigortalı araca çarparak zarar veren davalı hazineye ait araç, ticari nitelikte değildir. Bu durum karşısında, davalının, davacının sigortalısına karşı tazminat sebebiyle oluşan temerrüt faizi sorumluluğu ticari temerrüt faizi olmayıp, adi işlere ilişkin temerrüt faizi niteliğindedir. O halde, sigortalısının haklarına halef olarak iş bu davayı açan davacı sigorta şirketi lehine yasal temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Yine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12 nci ve 2918 sayılı yasanın 99. maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuruda bulunulduğu ancak, bunun davalı sigortaya tebliğ tarihinin belirsiz olduğu anlaşılmaktadır, yukarıda açıklanmaya çalışılan hususlar ışığında davalı sigortacının temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalı açısından dahi davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihin esas alınması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı Hazine açısından hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M Yavuz mirasçısı, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılardan M Yavuz ve M Sigorta A.Ş.ye iadesine, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy