(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 20/d)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.4.1999 tarih ve 1997/215-1999/50 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hasan Önlü tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, tam kusurla çarpması sonucu oluşan 181.718.000 lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hüseyin, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Dahili davalı Sinan, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın davalılardan Hasan ve Hüseyin bakımından kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Hasan temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
2918 sayılı KTK.nun, değişik 20/d madde hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştiren devir işlemleri, araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik siciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi, idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu bir nitelik taşımaz. Bunun bir sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Aracı, noter satışı ile devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi, aracın maliki sayılır.
Trafik sicilinden verilen cevaptan, hasar veren aracın çeşitli tarihlerde el değiştirdiği anlaşıldığına göre, mahkemece, devir işlemlerine esas noter sözleşmeleri celbedilmek suretiyle olay tarihi itibariyle aracın maliki tespit edilmek gerekirken, tescil işlemine kurucu nitelik verilerek, davalılardan Hasan'ın malik olduğu sonucuna varılması doğru değildir.
Yargılamaya yanıt vermeyen davalılardan Hasan'ın, temyiz dilekçesine eklediği noter satış sözleşmesi suretine göre, olay tarihi olan 7.8.1996 gününden önce 29.2.1996 tarihinde, aracın mülkiyeti başkasına geçirilmiş olup, husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, davalılardan Hasan hakkındaki dava reddedilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalılardan Hasan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy