(818 S. K. m. 321) (1086 S. K. m. 288, 289, 354)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.5.2001 tarih ve 1999/222-2001/708 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, müvekkilinin "Ülkü Telci-Polat Ajans" olarak davalı banka şubesinde hesabı olduğunu, tahsil için verdiği çeklerin tahsilinden sonra bazılarının, müvekkilinin yazılı bir talimatı olmaksızın dava dışı bir şirketin hesabına geçirildiğini ileri sürerek, 9.396.920.055 liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözlü talimatı ile işlem yapıldığını, miktarının da 7.470.000.000 lira olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının yazılı talimatı olmadan, tahsil edilen bir bölüm çek meblağlarının dava dışı bir şirket hesabına kaydedildiği gerekçesiyle, 7.470.000.000 liranın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının yazılı bir talimatı olmaksızın, davalının dava dışı şirket hesabına geçirdiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yazılı bir talimatı olmadığı görüşü bildirilmiş ve mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, davalı vekili yargılama sırasında, davacının sözlü bir talimatı üzerine havalenin yapıldığını savunmuş, delil listesinde de "her türlü yasal delil" ibaresine yer vermiş olduğundan, yemin deliline de dayanmış bulunmaktadır.
O halde, davacının sözlü talimatı verip vermediği noktasının aydınlığa kavuşturulabilmesi bakımından, yemin teklif etme hakkı davalı tarafa hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy