(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 766) (3065 S. K. m. 11) (CMR m. 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesince verilen 15.7.1998 tarih ve 1996/1151-1998/1167 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar karşı davalılar ile davalı Ö. A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.2.2002 günde davalı karşı davacı Ö. A.Ş. avukatı A. Yılmaz geldi davacı karşı davalı ve davalı avukatları tebligata rağmen gelmedi temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından yurt dışına satılan ve davalı sigorta şirketi tarafından CMR sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenerek diğer davalı tarafından taşınan emtianın, alıcısına teslim edilmemesi yüzünden oluşan zarar bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibene haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin hukuki sorumluluğunun sadece sigorta ettirenleri olan diğer davalıya karşı olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve taşıyıcının emtiayı gerçek alıcıya teslim konusunda hiçbir önlem almadan meydana gelen olayın teminat kapsamı dışında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, zararın ispatlanması gerektiğini ve sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, navlun alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili talebinde bulunmuş ise de, daha sonra karşı davadan feragat etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığı ve taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı Ö. AŞ. Hakkındaki davanın kabulüne, 330.778 ABD Dolarına %3 oranında temerrüt faiz yürütülmek suretiyle bu davalı hakkındaki takibin devamına, 6.615.560.000. TL icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline ve karşı davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı Ö. AŞ. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, karayoluyla gerçekleştirilen uluslararası taşıma sonunda emtianın gerçek alıcısına teslim edilmemesinden doğan zararın taşıyıcıdan ve CMR sigortacısından tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, taşıyıcı hakkındaki davanın kabulüne, sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine dair hüküm kurulmuştur. Taşımanın CMR hükümlerine göre yapıldığı çekişmesizdir. O halde olayda TTK hükümlerinin değil, CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır. Davalı taşıyıcının CMR 29. maddesinde öngörülen kasti fena hareketi ispat edilemediğine göre, CMR. nin değişik 23. maddesi uyarınca sınırlı olarak sorumlu olduğu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile TTK. nun 766. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesine dayalı olarak tazminatın tespitinde sınırsız sorumluluk yoluna gidilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı Ö. AŞ. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davaya konu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel yanlar arasında açıkça kararlaştırılmayıp, tazminatın belirlenmesi için CMR hükümlerine göre hesaplama yapılması gerektiğinden, likit olmayan tazminat niteliğindeki alacağa dayalı takibe itirazın iptali davasında, davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı Ö. AŞ. yararına bozulması gerekmiştir.
4- Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1. madde ve bendinde, ihracat teslimlerinin KDV'den muaf olduğu hükmolunduğuna göre, tazminatın hesaplanmasında KDV'nin ayrık tutulması gerekirken, KDV. den de davalı tarafı sorumlu tutacak şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle dahi davalı Ö. AŞ yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davacı vekilinin temyizine gelince; davalı taşıyıcının eylemi ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceğinden, olaydan doğan zarar CMR sigortası poliçe teminatı kapsamına girmektedir. Mahkemece açıklanan husus gözetilerek, davalı sigorta şirketi hakkındaki davaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu davalı hakkındaki davanın reddi yolunda hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Ö. AŞ, 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı Ö. A.Ş. avukatına verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy