(1086 S. K. m. 87)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zeytinburnu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.6.2001 tarih ve 1998/508-2001/534 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Şark Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların işleten ve trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkilince murisine çarparak ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, asıl ve ek davada toplam 8.000.000.000TL. destekten yoksunluk, 1.000.000.000TL. manevi tazminatın tahsilini, 22.1.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 14.883.000.000TL. destekten yoksunluk ve 1.000.000.000TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketi 250.000.000TL. sigorta poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere 14.833.000.000TL. destekten yoksunluk tazminatının 1.000.000.000TL.sının 26.6.1998, 7.000.000.000TL.sının 15.2.2000, 6.033.000.000TL.sının ise 24.1.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 600.000.000TL. manevi tazminatın ise Mehmet ve Vivaldi Spor Ltd. Şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı Şark Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, destekten yoksunluk ve manevi tazminatın istemine ilişkindir. Asıl ve ek davalarda davacı yan faiz isteminde bulunmamış, daha sonra davayı ıslah ederek müddeabihi artırmış ve tazminata ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.
HUMK'nun 87. maddesinin son cümlesi ile Anayasa Mahkemesi'nin 20.7.1999 tarih ve 99/1-3 sayılı kararı ile iptal edildiğinden ıslah ile sonuç istemin değiştirilmesi yasağına yönelik düzenleme ortadan kalkmıştır. Bu nedenle müddeabihin artırılması mümkün olduğu gibi, alacağın fer'ilerinden olan faize yönelik isteminde değiştirilmesi mümkün hale gelmiştir. Davacı yan ıslah ile tazminata ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istediğine göre, esasen haksız eylem tarihinden itibaren faizden sorumlu olan davalılar aleyhine taleple bağlı kalınarak ilk davanın açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir iken, bölümsel olarak ilk dava, ek dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı sigorta şirketi, diğer davalıların işlettiği aracın zorunlu mali sorumluluk limitini kazadan önce düzenlediği zayilname ile kişi başına ölüm tazminatı açısından 3.000.000.000TL.sına yükseltmiş olmasına rağmen, mahkemece yanılgı sonucu maddi hasar tazminatının esas alınarak hüküm kurulması da doğru görülmemekle hükmün bu nedenle dahi davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Şark Sigorta A.ş. vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4-Ancak, yargılama giderleri açısından davalı sigorta şirketi poliçe limitine isabet eden miktar üzerinden sorumlu tutulması gerekir iken, yazılı gerekçe ile tümünden müştereken müteselsilen sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına, ( 4 ) nolu bentle açıklanan nedenlerle davalı Şark Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ( 3 ) nolu bentle açıklanan nedenlerle Şark Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy