(2918 S. K. m. 3, 85, 98, 99) (1086 S. K. m. 9) (3226 S. K. m. 9, 13, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 29.5.2001 tarih ve 1999/464-2001/642 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 2.050.000.000TL. tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı C. Finansal Kiralama A.Ş. vekili, yetki itirazında bulunmuş, ayrıca davaya konu kazaya karışan aracın, uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı M. Mot. Taş. San. ve Tic. A.Ş.ne kiralandığını, 2918 sayılı yasanın 3. maddesinde tanımını bulan işletenin de bu şirket bulunduğunu belirterek husumet yokluğundan, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davanın kabulü ile 2.050.000.000TL. hasar bedelinin 28.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan C. Finansal Kiralama A.Ş. ve M. Sigorta A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalılardan R. Gökmen'in ikametgahının Avcılar olmasına nazaran, HUMKnun 9/2.maddesi uyarınca yetki itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesine hukuken imkan bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Trafik kazasına karışan aracın 14.10.1998 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı M. Mot. Taş. San.ve Tic. A.Ş.ne 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri uyarınca uzun süreli olarak kiralandığı anlaşılmaktadır.Anılan Yasanın 9 ve 17.maddelerine göre aracın mülkiyeti Finansal Şirkete ait ise de, yararlanma ve kullanma hakkı 13.madde hükmünce kiracıya ait olup,kiracı malın zilletidir. Sözleşme ve Yasanın diğer emredici hükümleri de göz önünde tutulduğunda, kiralama konusu malın kullanımı ve getireceği yarar ve zararlar kiracıya devredilmiş bulunmaktadır.
2918 sayılı Yasanın 3.maddesi ile aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı işleten sayılacağı ve 85.madde ile de işletenin ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına göre zarardan yükümlü olacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda, davalı finansal kiralama şirketinin olaya karışan aracını, kazadan önce ve uzun süreli olarak bir kullanımın devri niteliğinde olan sözleşme ile Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine uygun biçimde dava dışı şirkete kiraladığı dosyadaki belgelerden anlaşıldığından, finansal kiralama şirketi açısından husumet yokluğundan davanın reddi gerekirken bu husus üzerinde hiç durulmaksızın onun açısından dahi davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı finansal kiralayan yararına bozulması gerekmiştir.
3- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi uyarınca, sigortacının, sigortalı motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin öngörülmesi karşısında, sigortacının mesuliyet sınırı saptanmaksızın, zararın tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
4- Yine, Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rucüen tahsilini istemiştir. Diğer davalının Trafik Sigortacısı olan davalı M. Sigorta A.Ş.nin temerrüdünü 2918 sayılı Yasanın 98 ve 99.maddesine göre belirlemek gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99/1.maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvuru olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurusu olmadığına göre, bu davalı yönünden temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 28.12.1998 ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Finansal Kiralayan vekilinin, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy