(1086 S. K. m. 7, 27) (6762 S. K. m. 5)
Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.05.2001 tarih ve 2000/662-2001/381 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigorta ettirdiği aracının, hasarlandığı halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 4.808.895.829-liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, süresi içinde iş bölümü itirazında bulunarak, dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, dava konusu poliçe TTK'da düzenlendiğinden, davanın ticari nitelik taşıdığı, Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin HUMK'nun 7. maddesi uyarınca görevsizliğine, dava dilekçesinin HUMK'nun 27. maddesi uyarınca görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, harç ve masrafların görevli mahkemece tayinine, davalı vekili yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup; davalı vekili süresi içerisinde iş bölümü itirazında bulunarak, dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi istenmiştir.
Mahkemece, bu itiraz kabul edildiğine ve davanın ticari olduğu sonucuna da varıldığına göre, TTK'nun 5. maddesi dayanak gösterilerek "gönderme" kararı verilmesi gerekirken; HUMK'nun alt ve üst mahkemeler arasındaki görev ilişkisini belirleyen 7. ve 27. maddeleri zikredilmek suretiyle, "görevsizlik" kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün öncelikle bu yönden bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece "talep halinde, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" biçiminde hüküm tesis edilmiş olup, dosyanın gönderileceği Ticaret Mahkemesinin karar yerinde gösterilmemesi doğru olmadığı gibi, işbölümü nedeniyle verilen gönderme kararlarında vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözardı edilmesi de keza isabetsiz olup, bu yönlerden de hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy